Block title
Block content

“İnsandaki şedit, sarsılmaz daimî olan aşk-ı beka ve şevk-i ebedîyet ve amal-i sermediyet bilbedahe işareti ve delaleti ile bu âlem-i faniden sonra bir âlem-i baki bulunduğu” ifadesinin izahı nasıldır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nur Külliyatı'nda geçen, “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.” ve “Sual ve cevap, dâi ve sebep ikisi de Hakk'tandır.” cümleleri bize şu dersi verir:

Cenâb-ı Hak, insana ana rahminde mide vermiş, bu dünyada ise onun ihtiyacı olan rızıkları yaratmıştır. Keza, insana o âlemde göz takmış, bu âlemde ise onun imdadına koşacak güneşi ve sair ışık kaynaklarını yaratmıştır.

Beden için nice örneklerini verebileceğimiz bu hakikat, ruh için de geçerlidir. Bedene hiçbir organ gereksiz takılmadığı gibi, ruha da hiçbir duygu, hiçbir his hikmetsiz verilmemiştir. Bu hislerden birisi de “ebedî yaşama isteği” olarak özetleyebileceğimiz “aşk-ı beka ve şevk-i ebedîyet ve amal-i sermediyet”tir. Bu hissi, insan ruhuna takan Allah, onun cevabı olan “ebedî âlemi” de insan için yaracaktır. Nitekim yaratmış ve insanı o âleme yolcu yapmıştır.  

“İnsanın fıtrat-ı zîşuuru olan vicdanı, saadet-i ebediyeye bakar, gösterir. Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse 'Ebed!.. ebed!' sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek o vicdan, o ebed için mahluktur.”(1)

“... insanın ebede uzanmış emelleri ve kâinatı ihata etmiş efkârları ve ebedî saadetlerinin enva'ına yayılmış arzuları gösterir ki; bu insan ebed için halkedilmiş ve ebede gidecektir. Bu dünya ona bir misafirhanedir ve âhiretine bir intizar salonudur.”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.
(2) bk. age., Onuncu Söz, On Birinci Hakikat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...