Block title
Block content

İNSANÎ BERZAH

 
Şualar’da “Müstakim ve münevver akıllar, selim ve nurani kalbler” den söz edilir ve bunlara sahip olan muhterem zevat için, “âlem-i gayb ve âlem-i şehadet ortasında insanî berzahlardır ve iki âlemin birbiriyle temasları ve muameleleri, insana nisbeten o noktalarda oluyor.” denilir.

Bu dünyadan göçen insanlar ahiret âlemine bir anda varmıyorlar, kabir âlemi dediğimiz bir safhadan geçiyorlar. Ve bu âleme berzah âlemi deniliyor.

Berzah; perde, iki âlem arasındaki geçiş safhası, iki belde arasındaki köprü, demektir ve bu tabir, mecaz olarak, kabir âlemi için kullanılmıştır.

Risale-i Nur’da berzah kelimesinin apayrı bir kullanımına daha şahit oluruz: İnsanî berzahlar.

Bu ifade, selim kalpler ve nurani akıllar için kullanılır. İnsanların hakikate ulaşmalarına vesile olan büyük şahsiyetler, selim kalp ve nurani akıl sahibi kimselerdir.

Bunların da başında, peygamberler ve onların vazifelerini sürdüren peygamber vârisi büyük zâtlar gelir.

Peygamberler, Allah elçileri olarak, Hakkın emirlerini ondan vahiy yoluyla alır ve kullara tebliğ ederler. Bu zâtlar, insanî berzahlardır.
İnsanoğlu gaybî hakikatlere ve ilâhî feyizlere doğrudan muhatap olamıyor; arada insanî berzahlar gerekiyor. Ta ki, o seçilmiş ve üstün şahıslar, bu bilgi ve feyizlerin insanlara ulaşmasında bir sebep, bir köprü, bir vesile olsunlar.


“Buna gerek var mı?” diye bir soru hatıra gelebilir. Günlük hayatımız bu gereğin nice şahitleriyle doludur:

Bir ilmi öğrenmek isteyen insan, o sahanın yetkili âlimlerine talebe olur. Ve o zâtlar, ilimle ona muhtaçlar arasında bir köprü vazifesi görürler.
Dünyevî ilimlerde böyle perdelere ihtiyaç olduğu gibi, sonsuz kemâlde olan Allah’ın marifetine ait ilimlerde, elbette bu sahanın vazifelilerine müracaat etmek gerekecektir. İşte bu mümtaz zatlar, Bediüzzaman’ın ifadesiyle, müstakim ve münevver akıllar, selim ve nurani kalblerdir; yani bunlara sahip rehber şahsiyetlerdir.

Cenab-ı Hakkın zatı, sıfatları, isimleri, insanlara emir ve yasakları, bu dünya hayatından sonraki safhalar ve daha nice hakikatler ancak bu insanî berzahlar vasıtasıyla insanlara ulaştırılmaktadır. Köprüye uğramadan yolun karşısına geçmek mümkün olmadığı gibi, bu berzahlara müracaat etmeksizin hakikate ulaşmak da, adeta, imkânsızdır.

Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2256 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...