Block title
Block content

İnsanın akıl ve fikir meydanı öyle vüsattedir ki, ihatası mümkün değildir ve o kadar dardır ki, iğneye mahal olamaz. Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu konuya üç ayrı şekilde bakılabilir:

1 -
Akıl ve fikir kâinatı ihata edebilecek bir potansiyele sahiptir. Üstad bunu söz konusu yerde şöyle ifade ediyor: 

“Bazan da âlemi bir karpuz gibi eline alır ve kâinatı misafireten getirir, akıl odasında misafir eder.” (1)

Hatta bazan tüm masivadan geçip Cenab-ı Hakk’ın zatını da idrak terazisine yerleştirmeye çalışma gibi bir haddini tecavüz sergiler. Oysa bazen bir zerreyi bile tam manasıyla anlayamadığını fark eder ve hatta anlayamayacağı fikrine kapılır (bir kısım sofistler gibi).

Yukarıdaki “bazan” ifadeleri “bazıları” şeklinde de anlaşılabilir. Ve mesela Kur’an ve Felsefe talebelerini temsil edebilir. Felsefe talebeleri bir zerrede boğulurken “Kur'ân, kendi şakirtlerinin ruhuna öyle bir inbisat ve ulviyet verir ki, doksan dokuz taneli tesbihe bedel, doksan dokuz esmâ-i İlâhiyenin cilvelerini gösteren doksan dokuz âlemlerin zerrâtını, birer tesbih taneleri olarak şakirtlerinin ellerine verir, "Evradlarınızı bununla okuyunuz" der. İşte, Kur'ân'ın tilmizlerinden Şah-ı Geylânî, Rufâî, Şâzelî (r.a.) gibi şakirtleri, virdlerini okudukları vakit dinle, bak! Ellerinde silsile-i zerrâtı, katarat adetlerini, mahlûkatın aded-i enfâsını tutmuşlar, onunla evradlarını okuyorlar, Cenâb-ı Hakkı zikir ve tesbih ediyorlar.” (2)

2 - Bu ifadelerde insanın her zaman aynı kararda olmadığını, müthiş iniş ve çıkışlar yaşadığını da ifade ediyor. Şu ifadeler buna örnek olabilir:

“Bazan dünyaya yerleşemiyorsun, zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde; bir zerrecik, bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin o zerrecikte yerleşir. En şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun. Hem senin mahiyetine öyle mânevî cihazat ve lâtifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor….Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma.” (3)

3 - Üstad bir başka yerde: “Havâssının en genişi hayal olduğu halde, o hayal akıl ve aklın semerelerini ihata edemez.” buyuruyor. Burada aklın kendisinin ve işleyişinin kavranılmasının zorluğunu ifade ediyor.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Hubab.

(2) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a

(3) bk. Mesnevi-i Nuriye, Zühre.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

tuğba
Allah razı olsun Allah idrakimizi,kavrayışımızı,ilmimizi arttırsın.selam ile
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...