Block title
Block content

"İnsanın cihazat cihetiyle zenginliği şu sırdandır ki: Akıl ve fikir sebebiyle, insanın hasseleri, duyguları fazla inkişaf ve inbisat peydâ etmiştir..." cümlesini devamıyla açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Göz yeşili görüyor ama, sıradan bir insanın gözü neredeyse sadece açık ve koyu gibi kaba bir sınıflama yapabilirken, yeşilin o kadar farklı tonları ancak çok hassas (yani ince bir duyarlılığa sahip) insanlar tarafından fark edilir.

Mesela, ressamlar gibi. Bu duyarlılık farkı ressamın aklıyla ve fikriyle bu konuya eğilmesinden kaynaklanır.

İnsanın çevresinde olup bitenlere hassasiyetini belirleyen en önemli faktörlerden biri insanın ihtiyaçlarıdır. Bir hayvanın ihtiyaç hissettiği şey bir kaç kalemi geçmez: Yiyecek, içecek şeyler, barınacak yer ve neslin devamı için çiftleşecek bir karşı cins gibi. Bunların teferruatı ile de uğraşmaz. Ama insanın ne kadar çok şeye ihtiyacı vardır. Ve bu ihtiyaçlarında da o kadar teferruatla karşı karşıyadır ki. İnsanın yeme ve içme konusundaki detaycılığını bir düşünürsek: Hayvanlardan ne kadar farklı şeylere düşkündür.

Mesela ne kadar farklı etler yer, bu etlerin ne kadar farklı şekillerde pişirir ve ne kadar farklı baharatlarla tatlandırır, yanında ne kadar farklı içecekler içer. İşte bütün bunlar insanların sadece damak zevki açısından hayvanlardan ne kadar farklı bir zenginliğe sahip olduğu gösterir. Üstad buna bir yerde şöyle işaret ediyor:

İnsan, bütün hayvanlardan mümtaz ve müstesna olarak, acip ve lâtif bir mizaçla yaratılmıştır. O mizaç yüzünden, insanda çeşit çeşit meyiller, arzular meydana gelmiştir. Meselâ, insan, en müntehap şeyleri ister, en güzel şeylere meyleder, ziynetli şeyleri arzu eder, insaniyete lâyık bir maişet ve bir şerefle yaşamak ister."

"Şu meyillerin iktizası üzerine, yiyecek, giyecek ve sair hacetlerini istediği gibi, güzel bir şekilde tedarikinde çok san'atlara ihtiyacı vardır.” (1)

İnsanın bu ince ve detaylı “düşünüşü” düşünme kabiliyeti ile yani aklı ve fikri ile ilgilidir. Bu düşünce kabiliyetini yönlendiren şeyse insanın ihtiyaçlarıdır. Susamış bir insanın sudan başka bir şey düşünemez olması gibi. Böyle bir insanda çevresinde susuzluğunu giderecek tüm detayları fark edebilme hassasiyeti hasıl olur.

İşte insanlar böyle iştigal ettiği mesleğe göre kâinata bakma, mesleği ile ilgili en ince ayrıntıları yakalama hassasiyeti kazanıyor. Ressamın renklerin; aşçının tatların; müzisyenin seslerin ve esanscının kokuların en ince ayrıntılarını yakalamaları gibi.

(1) bk. İşarat-ül İ'caz, Bakara Suresi Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Eneskanaat

Yirmiüçüncü Söz'de insanın birçok inkişaf etmiş cihazat, alat ve istidadlarının olduğu, hayvanların ise ancak bir iki mertebe istidadının inkişaf etmiş olduğu belirtilmektedir. Mesela, köpekler insanlardan daha iyi işitirler ve koklarlar, ancak görme ve tatma duyuları insanlarınkinden çok geridedir. En önemlisi ise insanları bütün hayvanlardan çok çok üstün kılan akıl ve manevi hisselere hiçbir hayvanın sahip olmamasıdır. Hayırlı günler.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...