Block title
Block content

İnsanın hayat-ı manevîye ve uhreviyesine lazım olan; “İlim, iftikar, tazarru ve ibadet cihetinde hayvanatın sultanı ve kumandanı hükmünde olmasını" nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hayvanların çok sade bir hayatları vardır; ilimden nasipleri yoktur. Sadece İlâhî ilhamla görevlerini yerine getirirler. Mesela, bir koyun nefes alırken, havayı tanımaz, içine çektiği havanın ciğerlerine gittiğini, böylece kanının temizlendiğini bilmez. Zaten kanın ne varlığından haberi vardır ne de vazifesinden.

Karanlık olunca uyur, ışıklarla uyanır, dünyanın döndüğünü, böylece gecenin gidip gündüzün geldiğini bilmez.

Bütün bunları bilmemesi onun için bir nimettir. Çünkü kendisine verilen cihazlar ile mevcut işinden fazlasını yapacak halde değildir; bilip de rahatsız olmaması için kendisine çok şeyler bildirilmemiştir.

Bu hayatın ölümle son bulacağının farkında değildir, çünkü bunu bildiğinde ölüm ötesi için daha fazla süt vermeğe çalışacak değildir.

İftikar noktasında da hayvan insanın çok gerilerindedir. Neyin fakiri olduğunu bilmediği gibi, muhtaç oluğu şeyler de insana nispeten çok azdır.

İnsan bütün bu ihtiyaçlarını bildiğinden ve sonsuz aczine de vakıf olduğundan her şey için Rabbine niyazda bulunur, tazarru ve dua eder. Her ihtiyacı için O’nun rahmet kapısını çalar.

İşte kendi mahiyetini böylece bilen insan, “her şeyin dizgini elinde, her şeyin hazinesi yanında, her şeyin yanında nazır, her mekânda hazır” bir Kadîr-i Zülcelale “iman ile intisap eder ve ubudiyetle hizmetine girer.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 4572 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...