Block title
Block content

"İnsanın mahiyet-i câmiasının simasındaki letâif-i refet ve dekaik-i şefkat ve şuâât-ı merhamet-i İlâhiyeden tezahür eden sikke-i ulyâ-yı Rahîmiyettir ki, Bismillâhirrahmânirrahîm’deki er-Rahîm ona bakıyor." Bu ifadeleri asıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın Rahim ismi, şefkatin küçük ve okunaklı bir şekilde mahlukat üzerinde tecelli etmesinden ibarettir.

İnsanın mahiyeti besmeledeki "Rahim" isminin bir tecelli merkezidir. İnsan mahiyeti kainatın küçük bir modeli ve misali olmasından dolayı Allah’ın kainatta azamet ve haşmet ile tecelli eden isim ve sıfatları burada daha mütevazı ve okunaklı bir şekilde tecelli ediyor. İşte besmeledeki Rahim isminin tecelli üssü ve merkezi insanın bu geniş mahiyetidir.

 Allah’ın isim ve sıfatlarının iki tarzda ve iki tecelli mahalli vardır.

Birisi: Kainatın umumu üzerinde büyük ve azametli tecelliyatıdır.

Diğeri ise: Kainatın bir cüz’ünde ve cüz’isindeki küçük  tecelliyatıdır.

Kainatın umumunda tecelli eden o isim ve sıfatlar, çok azametli ve muhit olmasından, okunması ve ihata edilmesi herkese müyesser olmuyor. Onun için Allah, o kainatın umumundaki azametli ve muhit olan tecelli yazısını  herkesin rahat ve kolaylıkla okuyabileceği boyutlara indiriyor.

İşte, kainatın umumunda azamet ve kibriya ile tecelli eden isim ve sıfatlarına vahidiyet denir. Onun küçük bir modeli hükmünde olan cüz’ündeki tecelliyatına da ehadiyet denir.

Vahidiyet: Külli ve umumi tecelliyattır.

 Ehadiyet ise, cüzi ve hususi bir tecelliyattır.

Bu hakikate, şöyle bir temsil ile bakabiliriz;

Mesela, büyük bir denizin üstüne, denizi ihata edecek kadar büyük harflerle kelime-i tevhit yazılsa, bu yazıyı okuyabilmek için, denizi kuşbakışı ihata edecek bir mevkie çıkmak lazımdır. Ama buna herkes tam güç yetiremeyeceği için, o yazıyı yazan zat, aynı manayı ve şekli ifade eden o yazıyı denizin damlalarına da  yazıyor. Böylece her nazar sahibi o denizin umumu üstündeki yazıyı damlalar vasıtası ile okuyor. Sonra o denizin üstündeki haşmetli yazıya intikal ediyor. Yoksa, damla olmasa, o yazıyı okuması mümkün değildir.

İşte, deniz kainattır, o yazı ise Allah’ın  isim ve sıfatlarının tecellisidir. Damla ve üstündeki aynı yazı ise, kainatın umumundaki o tecellilerin cüzündeki tecellisidir. Deniz, vahidiyeti; damla ise ehadiyeti temsil ediyor. Bütün nebatat veya umum çiçekler, vahidiyeti gösterir. Küçük ve tek bir çiçek ise, Ehadiyeti gösterir. Vahidiyet, azamet ve kibriyayı temsil eder; ehadiyet ise, cemal ve şefkati temsil eder.

Vahidiyetin hüküm sürdüğü kesret ve kainat arkasında Allah’ın Zat-ı Akdesini mülahaza etmek, yani fikir ile görmek çok zordur. Bu yüzden akılları kesrette boğdurmamak için ehadi tecelli ile cüzde tecelliye ihtiyaç vardır. Besmelenin içindeki isimler sırası ile büyükten küçüğe yani vahidiyetten ehediyete bir intikal bir geliştir. Allah ismi kainatı, Rahman ismi dünyayı, Rahim ismi de insan mahiyetini mekan ve merkez tutmuştur ve hepsi bir birlerini gösterir mahiyettedir, damla ile deniz üstündeki tevhit yazısı gibi.

İnsanın mahiyet simasının Rahim ismine isnat edilmesi bu ismin daha ziyade cüzi ve cüzlerde tecelli etmesindendir. İnsanın yüzündeki göz, kulak, burun, dil, gibi cihazlar Rahim isminin en somut ve katılaşmış şeklidir.

Mesela, insana takılan göz ve bu göze ait sayısız görsel nimetler şefkat manasının en zahir bir tecellisidir. İnsan bu şefkat ve nimetleri elli yüz gramlık et parçası olan gözle tartıp tadabiliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Sır | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6487 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...