Block title
Block content

“İnsanın sair zîhayatlar üstündeki tefevvuku ve rütbesi ise, yüksek seciyeleri ve cemiyetli istidatları ve küllî ubudiyetleri ve geniş vücudî daireleri itibarıyladır.” cümlesini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada kullanılan vücut kavramı, yokluğun zıddıdır. Gerçekte var olan ve kullanabildiğimiz zamandır.

Zaman dilimleri üçe ayrılır:

1. Geçmiş zaman,
2. Gelecek zaman,
3. Hazır zamandır.

Bu üç zaman biriminden ilk ikisi madumdur, yoktur, ölüdür. Bu zaman dilimlerini ise kullanmamız mümkün değildir. İmansız bir nazarla bakılınca hiçbir anlam ifade etmez.

Üçüncüsü olan hazır zaman ise, var olan anlamına gelen vücudi zaman dilimidir. İnsanların faydalanıp kullanabileceği zaman dilimidir. Ancak çok kısa bir zamandır. Bu kadar kısa bir zaman dilimi için hiçbir hayır ve sevabı işlemek bir anlam ifade etmez. Böyle kısa bir zaman birimi için, eskiden tanımadığı ve ayrıldıktan sonra da hiç göremeyeceği babasını, kardeşini, karısını, milletini ve vatanını sever, hizmet eder. Ancak tam sadakate ve ihlâsa pek nâdir muvaffak olabilir; o nisbette kemâlâtı ve seciyeleri küçülür. Değil hayvanların en ulvîsi, belki baş aşağı, akıl cihetiyle en biçaresi ve aşağısı olmak vaziyetine düşeceği sırada, âhirete İmân imdada yetişir. Mezar gibi dar zamanını, geçmiş ve gelecek zamanları içine alan pek geniş bir zamana çevirir ve dünya kadar, belki ezelden ebede kadar bir daire-i vücut gösterir.

Bu şekilde iman nazarıyla bakılınca geçmiş, gelecek zaman birimleri de nazarımızda hayatlanmaya başlar, vücudi daireye inkılap eder. Uzun ve ebedi bir zamana döner. Bu nazar ile babasını dâr-ı saadette ve âlem-i ervahta dahi pederlik münasebetiyle ve kardeşini tâ ebede kadar uhuvvetini düşünmesiyle ve karısını cennette dahi en güzel bir refika-i hayatı olduğunu bilmesi haysiyetiyle sever, hürmet eder, merhamet eder, yardım eder. Ve o büyük ve geniş daire-i hayatta ve vücuttaki münasebetler için olan ehemmiyetli hizmetleri, dünyanın kıymetsiz işlerine ve cüz'î garazlarına ve menfaatlerine âlet etmez. Ciddi sadakate ve samimi ihlâsa muvaffak olarak, kemâlâtı ve hasletleri, o nisbette, derecesine göre yükselmeye başlar, insaniyeti teâli eder. Hayat lezzetinde serçe kuşuna yetişmeyen o insan, bütün hayvanat üstünde, kâinatın en müntehap ve bahtiyar bir misafiri ve Sahib-i Kâinatın en mahbup ve makbul bir abdi olmasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...