İnsanın yeisten, vesveseden, şeytanın ve nefsin esirliğinden kurtulmasının yolu nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü ALLAH bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir." (Zümer, 39/53

"Ey mü'minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan ALLAH'a tövbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz." (Nûr, 24/31)

Yukarıda verdiğimiz her iki ayet de, insanı yeisten, yani ümitsizlik hastalığından men ediyor. İnsan her şeyde aşırılıktan kaçınıp, sırat-ı müstakim olan vasat dairesinde hareket etmesi gerekir. Rahmete aşırı güvenip, amel ve takvayı terk etmek, nasıl sapkınlık ise; aynı şekilde Allah’ın rahmetinden ümit kesmek de aynı derecede sapkınlıktır. Bu sebeple hangi cürmü ve günahı işlemiş de olsak, Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmemeliyiz.

Peygamber Efendimiz (asv) bu hususta şöyle buyurmuştur: İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Son nefesini vermedikçe ALLAH, kulun tövbesini kabul eder. "(1)

Hz.Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İnsanoğlunun her biri hatakârdır. Ancak hatakârların en hayırlısı tövbekâr olanlarıdır."(2)

Allah insanları günah işlemeye müsait ve kusur yapmaya uygun bir fıtratla yaratmıştır. Bu yüzden tövbe ve pişmanlık kapısını da açık tutmuştur.

İnsan yanılıp günaha girse ya da kusur etse, bunu imha edip yeni ve temiz bir sayfa açma fırsatını Allah kullarına bahşetmiştir. Bu yüzden Peygamber Efendimiz (asv);

"Kim bir kusur etse ardından sevap işlesin, zira o sevap o kusuru temizler." diyor.

Yani günahların silgisi sevaplardır, samimi tövbe ve pişmanlıktır. Nefsimiz ne kadar günah ve kusurda inat ediyorsa, biz de tövbe ve nedamette o kadar ısrar ve sebat içinde olmalıyız. Ola ki bir tövbe ve nedamet bizim kurtuluşumuz olabilir.

İnsanın amelleri hayatına yerleştirmesi ve devamlı kılabilmesi, bazen uzun ve zorlu bir mücadele isteyebilir. Günahlardan kurtulmanın en önemli ve tesirli yolu; tahkiki bir imanı ve marifeti kazanmaktır.

Birinci dikkat edeceğimiz husus ise; imanı kuvvetlendirecek ortam ve sohbetlerde bulunmaktır. Ve marifette ve imanda inkişaf ettirecek Risale-i Nurlar ile çok meşgul olmalıyız. Tahkiki iman; bütün manevi hastalık ve sorunların reçetesi hükmündedir. Bu yüzden bütün sorunları tek tek dert edinmek yerine, tahkiki iman üzerinde yoğunlaşıp o sorunların tamamını imha etmeliyiz. Yani bütün manevi hastalıkların tek panzehiri; sağlam ve tahkiki imanı elde etmektir.

Dipnotlar:

(1) Tirmizî, Da'avât 103, (3531); İbnu Mâce, Zühd 30, (4253).
(2) Tirmizî, Kıyâmet 50, (2501); İbnu Mâce, Zühd 30, (4251).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

melike2001
ALLAH RAZI OLSUN SHBTLERE YENİ KATILAN BEN İÇİN TAM İSABET OLDU OKUMAM GERÇEKTEN SHBTLERE KATILDIĞIMDAN BERİ NAMAZLARIMI DAHA İTİNALI KILIYORUM. SELAMÜN ALEYKÜM
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...