Block title
Block content

"İnsanın, zerre vaziyetinden, insan-ı mü’min suretine gelinceye kadar camidiyet, nebatiyet, hayvaniyet, insaniyet gibi geçirdiği etvar ve ahval..." deniliyor. Buradaki evreler nelerdir? İnsanın geçirdiği bu aşamaların evrimle bir ilgisi var mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İnsanın cesedini teşkil eden zerreler, alemin zerratı içinde camid, dağınık bir şekilde iken, bakarsın ki, mahsus bir kanunla, muayyen bir nizamla intizam altına alınarak alem-i anasıra gönderilir. alem-i anasırda sakit, sakin, gizli bir vaziyette iken, birden bire kafile kafile, muayyen bir düsturla, yevmi bir intizamla, bir kast ve hikmet altında alem-i mevalide intikal eder. alem-i mevalidde de, sükut içinde iken, birdenbire acip, garip bir tarzla nutfeye inkılap eder. Sonra müteselsil inkılaplarla alaka olur, sonra mudga olur, sonra et, kemik olur. Bu inkılapların herbirisi, evvelkisine nisbeten daha mükemmel ise de, layıkına göre mevattır, yani hayatsızdır."(1)

Üstad Hazretlerinin yukarıda verdiğimiz ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, insanın bedeni ve bedenini teşkil eden zerreler ilk olarak alemde cansız ve dağınık bir şekilde idiler. Sonra bu zerreler Allah’ın kudret ve irade kanunu ile unsurlara sevk ediliyorlar. Bu unsurlardan yiyecek ve içecek aracılığı ile insanın beline sperm olması ve sonraki süreçler birer evre olarak kabul edilirse, bu evreleri kabaca ve özetle; cansız, bitkisel, hayvani ve insani şeklinde sınıflandırmak mümkündür. Yoksa insanın oluşum sürecinde hakikat noktasında bir evrim geçirmesi söz konusu değildir. Yani insanın aslı önceleri taş idi sonra ağaç oldu, daha sonra balık oldu, en sonunda evrimleşerek insana dönüştü, yaklaşımı materyalist felsefenin mesnetsiz hurafelerindendir.

İnsan fıtratı çok geniş ve her şeyi mizana çekecek bir özelliğe sahip olmasından, kainatta yaratılmış her şeyi anlayacak ve tartacak cihazlarla donatılmıştır. İnsan, mahiyet olarak bütün mahlukatı temsil edecek vasıflara sahiptir. İnsandaki nebati daire, bitkileri temsil eder ve onların temel özellikleri insanda da vardır.

Mesela, insandaki büyüme kanunları bitkileri temsil eder. İnsandaki yemek, içmek ve nikah gibi ihtiyaçlar hayvanat dairesini temsil eder. İnsanın şuur, vicdan ve kalp gibi hissiyatları diğer mahlukattan ayıran, kendine has bir dairedir, yani insani dairedir. İman ve ibadet ise melekleri temsil eden bir yönüdür.

İnsan, adeta bütün mahlukatın bir özeti, bir karışımı gibi mükemmel bir mahiyete sahiptir. İnsan bu daireler vasıtası ile kainatta her şeyi hem temsil eder, hem de o dairedeki mana ve tecellileri tartıp mizana çeker ve külli bir kulluk vazifesini omzuna alarak kainatın halifesi olduğunu ispat eder.

Özet olarak; insanın yemek, içmek ve üreme yönüne hayvaniyet; iman, ibadet ve tefekkür yönüne de melekiyet denir. Buradaki ifadeyi de böyle anlamak gerekir. Yoksa batıl evrim teorisi ile bir ilişkisi yoktur. 

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, Âyet: 28

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...