Block title
Block content

"İnsaniyet midesinden sonra, hadsiz geniş diğer bir sofra-i nimet açmak için, İslâmiyet ve iman akidelerini, çok rızık ister bir mânevî mide hükmüne getirip..." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İman edip salih amel işleyen bir mümin, insani olan bütün duygu ve düşüncelerini inkişaf ettirmiş olur  ve o duyguların ihtiyaçları olan zikir ve ibadetleri onlara temin etmiş olur. Bu da ona manevi ve duygusal bir cennet yaşatır. Yani aç olan manevi cihazlarını İslam rızkı ile besler.

Ruh, ibadet ve zikir ile hem gıdasını alır hem de manevi bir lezzet duyar. Aynı ruh inkâr ve günah ile de azap çeker. Yani insani duygular ancak İslam ile mutmain olup mutlu olabilirler. Bu cihetle bakıldığında insanın insani yönünün dışında bir de inanç midesini temsil eden İslam midesi vardır ki İslam bu inanç midesinin yegane vitamini ve gıdası hükmündedir.

"İslamiyet midesi" tabiri, "inanç midesi" anlamında kullanılıyor.

"... Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur."(Rad, 13/ 28)

ayetinde de ihtar ve ikaz edildiği gibi, insanın hem maddi-manevi midelerini hem de kalbini tatmin edip doyuracak tek maşuk tek mahbup Allah’tır. Bu tatmin ve lezzet alma işlemi de insanın iman kalitesine ve gücüne göredir.

Özetle, insanın mahiyetindeki manevi cihazlar birer mide, İslam’ın inanç ve ibadet esasları ise bu midelerin rızıkları konumundadır. İnsan bu cihazları doyurdukça terakki edip genişler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1428 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...