Block title
Block content

"İnsanların teveccühü, o teveccüh-ü rahmetin in'ikâsı ve gölgesi olmak cihetiyle makbuldür; yoksa arzu edilecek bir şey değildir. Çünkü kabir kapısında söner, beş para etmez." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evvelâ rıza-yı İlâhî ve iltifat-ı Rahmânî ve kabul-ü Rabbânî öyle bir makamdır ki, insanların teveccühü ve istihsânı, ona nisbeten bir zerre hükmündedir. Eğer teveccüh-ü rahmet varsa, yeter. İnsanların teveccühü, o teveccüh-ü rahmetin in'ikâsı ve gölgesi olmak cihetiyle makbuldür; yoksa arzu edilecek birşey değildir. Çünkü kabir kapısında söner, beş para etmez."(1)

Bazen insanların ilgi ve alakası Allah’ın rızasının bir alameti bir işareti olabiliyor. Şayet insanların bu ilgi ve alakasına sadece Allah’ın rızasına bir alamet bir işaret ile bakılıp, bundan memnun olunursa bunun bir zararı olmaz. Çünkü esas olan Allah’ın rızasıdır, insanların rızası ve ilgisi sadece Allah’ın rızasına bir işaret olduğu için seviliyor. Şayet Allah’ın rızası esas olmaksızın sadece insanların ilgi ve teveccühü aranılırsa, o zaman kalp için gizli bir şirk olan riya durumu oluşur.

Nasıl elma nimetine aracı olan elma ağacının arkasında İlahi kudret hükmediyor ise, insanların ilgi ve teveccühünün arkasında da Allah’ın rızası ve teveccühü hükmediyor. Biz insanların ilgi ve teveccühünün arkasındaki bu İlahi teveccühü sarih bir şekilde görebiliyor isek, insanların ilgi ve teveccühü inşallah bize zarar vermez. Yani insanlar beni övüyor dememeli, Allah bunların eli ile bana iltifat ediyor, demeli ve şükretmeliyiz.

Özet olarak, insanların ilgi ve teveccühüne mana-yı ismi ile yani insanlar hesabına değil mana-yı harfi ile yani Allah hesabına bakmalıyız.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...