Block title
Block content

İnsanlığın gidişatına ve gelişimine bakıldığında; inmiş olan zata açıktan "Hazreti İsa (as)'dır." demenin vaktinin geldiği bir zaman olacak mıdır? İslam'ın zirve olduğu dönemde hala münafıklar olacak mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela; iman ve küfür mücadelesi, kainatın değişmez bir İlahi kanunudur. İman ya da küfür yolunun tamamı ile yok olması İlahi kanuna aykırıdır.

İkincisi; bazen iman galip gelir, küfür incelir ama yok olmaz; bazen de küfür galip gelir, iman incelir ama o da yok olmaz. İkisi arasındaki mücadele kıyamete kadar devam edecektir.

Üçüncüsü; Hazreti İsa (as)’ın gökten açık ve zahir bir şekilde inmesi; insanlığın imtihan kuralına aykırı olacağı için, onun inişi gizli ve perdeli olacaktır. O'nun inişi ancak iman nuru ile anlaşılacak ve ancak en yakınındaki kişiler onun Hazreti İsa (as) olduğunu bilecektir.

Üstad Hazretleri bu gerçeğe şu şekilde işaret ediyor:

"Birinci nokta: İman ve teklif, ihtiyar dairesinde bir imtihan, bir tecrübe, bir müsabaka olduğundan, perdeli ve derin ve tetkik ve tecrübeye muhtaç olan nazarî meseleleri elbette bedihî olmaz. Ve herkes ister istemez tasdik edecek derecede zarurî olmaz. Tâ ki, Ebu Bekirler âlâ-yı illiyyîne çıksınlar ve Ebu Cehiller esfel-i sâfilîne düşsünler."

"İhtiyar kalmazsa teklif olamaz. Ve bu sır ve hikmet içindir ki, mucizeler seyrek ve nâdir verilir. Hem dâr-ı teklifte gözle görünecek olan alâmet-i kıyamet ve eşrât-ı saat, bir kısım müteşabihat-ı Kur'âniye gibi kapalı ve tevilli oluyor. Yalnız, güneşin mağripten çıkması bedahet derecesinde herkesi tasdike mecbur ettiğinden, tevbe kapısı kapanır, daha tevbe ve iman makbul olmaz. Çünkü, Ebu Bekirler Ebu Cehiller ile tasdikte beraber olurlar."

"Hattâ Hazret-i İsa Aleyhisselâmın nüzûlü dahi ve kendisi İsa Aleyhisselâm olduğu, nur-u imanın dikkatiyle bilinir; herkes bilemez. Hattâ Deccal ve Süfyan gibi eşhâs-ı müthişe, kendileri dahi kendilerini bilmiyorlar."(1)

"Hazret-i İsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u imanla onu tanır. Yoksa, bedâhet derecesinde herkes onu tanımayacaktır."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Beşinci Şua.

(2) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.123
Word indir Pdf indir
Paylaş

BENZER SORULAR

Yükleniyor...