Block title
Block content

"İphamı ifade eden مَا iman-ı icmâlînin kâfi geldiğine ve imanın, hadîs gibi bâtınî ve Kur’ân gibi zâhirî vahiylere şâmil olduğuna işarettir." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmanın sıhhat şartlarından birisi de Allah’ın, peygamberler vasıtası ile gönderdiği dinin tamamını kabul edip tasdik etmektir. Yani iman tecezzi ve parçalanma kabul etmez. Biri kalkıp dese "Ben Allah’ın şu âyetlerini kabul ederim, ama şu âyetlerini kabul etmem." bu iman şekli, Allah katında makbul ve caiz bir iman değildir. Sıhhatli ve Allah katında geçerli iman, ancak dinin tamamını kabul etmek ile mümkündür.

İkinci husus, Allah imana davet ederken, imanın bütününü temsil eden özet ifadeler ile davet eder. Mesela, ahirete imana davet ederken ahretin bütün tafsilat ve kısımlarını tek tek sayarak işte buna iman ediniz demez, ahiret âlemini temsil eden özlü bir ifade ile davet yapar. Bu da imanın şartları arasında "öldükten sonra dirilmek ve yeni bir hayat" diye ifade edilir. Bu cümlenin alt birimlerinde ahretin bütün kısımları ifade edilmiş olur.

Yukarıda zikredilen "iman-ı icmali" böyle bir imandır. Bu yönü ile iman, zahiri olan Kur’an’ı da daha gizli ve latif manaları ifade eden hadisleri de içine alan, kapsamlı ve kuşatıcı bir iman olmaktadır.

"3. İphamı ifade eden مَا iman-ı icmâlînin kâfi geldiğine ve imanın, hadîs gibi bâtınî ve Kur’ân gibi zâhirî vahiylere şâmil olduğuna işarettir."(1)

İmanın altı şartına bilerek ve kasten iman edip, bu altı şartın detay kısımlarına da topluca iman etmeye "icmali iman" denir ve bu iman şekli sahih ve geçerlidir. İmanın altı şartı, görünen bilinen iman iken -ki bu Kur’an ayetlerine benzetiliyor- imanın bilinmesi için ilim ve araştırma gerektiren detay kısımları da bilinmeyen ve görünmeyen iman ki, bu da hadislere benzetiliyor.

Şimdi ben "Kur’an Allah’ın kelamı ve kitabıdır." dediğimde, Kur’an’a olan inancımı topluca ve icmali bir şekilde ifade etmiş oluyorum. Ama Kur’an içinde bulunan sayısız bilgi ve gerçeklerin bir çoğundan da haberim yok. Onlara da bilmeden, yani zımnen iman etmiş oluyorum. Şayet gerçek ve sahih iman "Kur’an’ın bütün mana ve inceliklerini bilerek ve görerek iman etmek." şeklinde olsa idi, kimse böyle bir imana güç yetiremezdi.

Özetle, Kur’an’ın bildiğim ya da bilemediğim her şeyine iman ediyorum, demek yeterli oluyor. 

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 4. Ayet Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 4. âyetin tefsiri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1185 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...