"İptal-i his nevinden, gaflet sarhoşluğuyla muvakkaten hissetmez. Fakat, hissedeceği zaman, yani kabre yakın olduğu vakit birden hisseder." Buradaki "Kabre yakın olma" hangi zamandır; yaşlılık hali mi yoksa sekerat vakti midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, şu elîm elemi ve dehşetli mânevî azâbı hissetmemek için, ehl-i dalâlet, iptal-i his nev'inden gaflet sarhoşluğuyla muvakkaten hissetmez. Fakat hissedeceği zaman, kabre yakın olduğu vakit, birden hisseder. Çünkü, Cenâb-ı Hakka hakikî abd olmazsa, kendi kendine mâlik zannedecek. Halbuki, o cüz'î ihtiyar, o küçük iktidarı ile şu fırtınalı dünyada vücudunu idare edemiyor. Hayatına muzır mikroptan tut, tâ zelzeleye kadar binler taife düşmanları, hayatına karşı tehacüm vaziyetinde görür. Elîm bir korku dehşeti içinde, her vakit kendine müthiş görünen kabir kapısına bakıyor."(1)

“Fakat hissedeceği zaman, kabre yakın olduğu vakit, birden hisseder” cümlesini iki şekilde anlamak mümkün.

Birincisi; musibet, hastalık, ihtiyarlık, böyle gafillerin gözünden perdeyi kaldırır, gaflet uykusundan uyandırır hakikatle yüz yüze getirir.

İkincisi; artık ömrünün sonuna geldiği, kabre yaklaştığı, dünyanın sahte çekiciliğinin tükendiği ve kabrin o dehşetli ve ekşi yüzünün kendini tam gösterdiği andır, ama artık yapacak bir şey kalmamıştır, imtihan süresi dolmuştur.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...