Block title
Block content

"İsa Aleyhisselâm, şeriat-ı Mûseviyede bir kısım ağır tekâlifi kaldırıp şarap gibi bazı müştehiyâtı helâl etmiş." Tevrat'ta yasak, ama Hz. İsa'nın serbest ettiği söyleniyor. İçki gibi zararlı bir şey nasıl tekrar serbest bırakılır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Toplumların gelişmesi, çocukların gelişmesi gibidir. İnsanlığın beş devri vardır:

1. Vahşet ve bedeviyet.
2. Memlukiyet.
3. Esaret.
4. Ecaret. (Ücret karşılığı çalışma)

5. Malikiyet.

Cenab-ı Hak yüz yirmi dört bin nebiyi göndermekle; beşeriyeti maddi ve manevi terakkiyat ve gelişmeye tabi tutmuş, vahşet ve bedeviyet döneminden, malikiyet devrine geçebilmeleri için dinlerle, şeriatlarla onları ikaz ve takviye etmiştir.

Hz. Musa (as)’ın gönderildiği kavim Yahudilerdir.

Yahudiler, mizaç itibariyle idaresi ve kontrolü zor bir kavimdir. Ayrıca bencil olmaları, dünyaya ve menfaatlerine azami derecede düşkün olmaları, bir de Allah dahil kimseye güven ve itimat etmemeleri, riyakarlık ve aldatma hususunda ahlaklarının perişaniyeti, gurur ve enaniyetlerinin yüksek seviyede olması terbiyelerinin ve idarelerinin ne kadar zor ve müşkil olduğunu göstermektedir.

İşte böyle mizaç ve yapıya sahip bir millet ve kavim ancak Hz. Musa (as) gibi celadet ve haşmet sahibi bir peygamber, Tevrat gibi şartları ağır ve zor bir kitap ve Yahudilik gibi, ağır mükellefiyetler taşıyan bir din ile zabt-u rapt altına alınabilir ve idare edilebilir.

İşte şarabın İsevilikte haram olmaması, sadece zamanlama açısından değil, başka şartlar açısından da değerlendirilmesi icab eder.

1. Muhatab alınan milletler, yerler ve zamanların özelliği.

2. Beşer bazı noktalarda gelişir, inkişaf eder, bazı cihetlerde inatlaşır yerinde sayabilir. İşte Resul-i kibriyaya (a.s.m.) kadar; beşerin inkişafı için çok şeriatlar gelmiş; bazı kaide ve kurallar sık sık değiştirilmiştir.

İlcaat-ı zaman ve ne icab ederse o yapılmıştır. Mesela: Haram yemek yasaktır. Ancak bir insan ölme seviyesinde aç olursa, doymayacak kadar yemesi caizdir. Bu zaruret haramı helal eder.

Şarab meselesini de; zaman mekan ve kavim açısından böyle nazara almak icab eder.

3. Yahudilik sert ve ağır şartlara tabidir. İsevilik yumuşaklık ve miskinlik esasına tabidir. Zira dokuz veya on iki ümmetle başka ne yapabilirdi ki? Hz İsa; ancak fikri ve itikadi mesailde vazife ifa etmiştir.

4. Hz. Musa (as)’ın zor ve ağır şeriatından çıkan insanları biraz rahatlatmak tarzı iltifatla olabilir.

5. Cenab-ı Hakk'ın celali ve cemali tasarrufatıyla terbiye etmesi onun adetidir.

İşte celali olan tevratın hakimiyetinin arkasında, cemali olan Hrıstiyaniyetin yumuşak muamelesi tecelliyatın bir çeşit hikmetidir. Zorluktan sonra, suhulet ve kolaylık gelir.

Demek ki: Şarabın İsevilikte haram olmaması onun zararlı ve şarhoş edici özelliğinden ziyade, zaman, mekan, kavim ve dinler açısından bir hikmet muamelesidir.

Bir şeyin helal ve haram olmasının asıl sebebi, gayesi ve illeti emr-i ilahidir. Maslahat ve hikmetler; tercih edici furuattır. Maslahat ve hikmetler için hükümler konulmaz ve kaldırılmaz. Asıl hikmet, illet ve sebep Allah’ın emri, takdiri ve bizim daha bilemeyeceğimiz hakikatleri ihtiva eden külli bir hüküm ve talimatıdır.

6. Ayrıca bir hüküm ve kaide; bir kavime münasip, uygun, başka bir kavme de muhalif olabilir. Meseleye bu açıdan da bakmak icab eder. İlaçlar ve penisilin gibi veya mezheblerin tamamının farklı fikirlerinin hak olması gibi.

7. Bu mühim meselelerin tatbik ve uygulamasına bakılır, netice alınırsa devam ettirilir, değilse tatbikattan kaldırılabilir.

Allah da kulunu ve kullarını dener. İmtihan eder liyakate bakar. İşte emirlerin değişmesi ve bazı tatbikatın zamana bırakılması veya lağvedilmesinde deneme ve liyakat aranır.

Bu dünyanın darulhikmet olması bunu icab ettirir. Cenab-ı Hak, dünyada sebeplerle tedric kanunuyla, imtihanla ve liyakatle beşeri kemale götürür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Yirmi Birinci Mesele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5107 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...