Block title
Block content

"İşâ vakti ise, âlem-i zulümât, nehar âleminin bütün âsârını siyah kefeni ile setretmesini, hem kışın beyaz kefeni ile ölmüş yerin yüzünü örtmesini,.." Dokuzuncu Söz'de geçen yatsı vaktini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dokuzuncu Söz'de, işa vaktiyle ilgili geçen pasajı buraya aldıktan sonra yorumu üzerinde duralım:

" İşâ vakti ise, âlem-i zulümât, nehar âleminin bütün âsârını siyah kefeni ile setretmesini, hem kışın beyaz kefeni ile ölmüş yerin yüzünü örtmesini, hem vefât etmiş insanın bakıye-i âsârı dahi vefât edip nisyan perdesi altına girmesini, hem bu dâr-ı imtihan olan dünyanın bütün bütün kapanmasını ihtar ile, Kahhâr-ı Zülcelâlin celâlli tasarrufâtını ilân eder." (1)

Her bir namaz vakti, kâinat ölçeğideki inkılapları ve o inkılapların zamanını bize hatırlatmış oluyor. Burada da yatsı vaktinde kılınan yatsı namazı bize hangi inkılapları hatırlattığı izah edilmektedir. Bu inkılapları; saniye, dakika, saat ve gün olarak ifade edilen birimlerde arayacağız.

Saniye (gece ve gündüz):
Gece karanlığının yer yüzündeki bütün eserleri örtmesini;

Dakika (seneler):
Kış mevsimindeki karın bir kefen gibi yer yüzünü örtmesini;

Saat (ömrü insan):
İnsanın ölümünden sonra zaman geçtikçe gelecek nesil tarafından nasıl unutulduğunu ve geriye bıraktığı eserlerin, karanlığın bütün eşyayı kaplaması ve görünmez kıldığı gibi bir gün yok olacağını;

Gün (alemin devirleri):
İmtihan dünyasının ortadan kaldırılıp zahiri yokluk karanlığına atılacağını hatırlatır.

Yatsı namazındaki bu tecelliler ise Allah'ın celalli tasarrufatını göstermektedir. Bu vakitte namaz kılınca, onun celallinden cemaline, azabından rahmetine sığınmak gerektiğini insana anlatmış oluyor.

(1) bk. Sözler, Dokuzuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...