Block title
Block content

İSM-İ ÂZAM

 
Âzam, “en büyük, en ulu, en azim” demektir. Buna göre, ism-i âzam, “ilâhî isimler arasında bütün isimleri ihtiva eden en kapsamlı isim” demek olur.

Hangi ismin ism-i âzam olduğu kesinlikle bilinmemektedir. Bu ismin gizli bırakılmasının hikmet, bütün isimlerin, ism-i âzam olabileceği ihtimaliyle zikredilmelerini teşviktir. Risale-i Nur’da bu hikmet nazara verilirken, Ramazanda Kadir gecesinin, Cuma gününde duaların kabul saatinin... bu hikmet için gizli kaldığına dikkat çekilir.

Yine Nur Külliyatında, her ismin de azamî bir mertebesi olduğu kaydedilir ve evliyanın ism-i âzamı farklı görmeleri kendilerinin mazhar oldukları esmânın farklı oluşuyla izah edilir.

“Hakikî ism-i âzam gizlidir, havassa bildirilir. Fakat her ismin de âzamî bir mertebesi var ki, o mertebe ism-i âzam hükmüne geçiyor. Evliyaların ism-i âzamı ayrı ayrı bulması bu sırdandır.” (Barla Lahikası)

Bu konuya Otuzuncu Lem’ada şöyle bir açıklama getirilir:

“İsm-i Âzam herkes için bir olmaz; belki ayrı ayrı oluyor. Meselâ, İmam-ı Ali (Radıyallahu Anh) hakkında Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs, altı isimdir. Ve İmam-ı Âzamın İsm-i Âzamı; Hakem, Adl, iki isimdir. Ve Gavs-ı Âzamın İsm-i Âzamı; yâ Hayydır. Ve İmam-ı Rabbânînin İsm-i Âzamı; Kayyûm ve hâkezâ, pek çok zatlar daha başka isimleri İsm-i Âzam görmüşlerdir.”
Paylaş
Yükleniyor...