Block title
Block content

İsm-i Hayy bahsinde, Beşinci Remzin sonunda: "Hayat nasil ki kainatın yüzünde parlak bir sikke-i tevhiddir,.." denilmiş. Burada sikke-i vahdet denilmesi daha uygun düşmez miydi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elhasıl, hayat nasıl ki kâinatın yüzünde parlak bir sikke-i tevhiddir; ve her bir zîruh dahi hayat noktasında bir sikke-i ehadiyettir; ve hayatın her bir ferdinde bulunan nakş-ı san'at bir mühr-ü samediyettir; ve zîhayatların adedince bu kâinat mektubunu Zât-ı Hayy-ı Kayyûm ve Vâhid-i Ehad namına hayatlarıyla imza ediyorlar; ve o mektupta tevhid mühürleri ve ehadiyet hâtemleri ve samediyet sikkeleridirler. Öyle de hayat gibi, her bir zîhayat dahi, bu kitab-ı kâinatta birer mühr-ü vahdâniyet olduğu gibi, her birinin yüzünde ve simasında birer hâtem-i ehadiyet konulmuştur."(1)

Tevhid kelimesi, ehadiyet ve vahidiyeti cem eden ortak ve genel bir ifadedir. Hayatın kendisi de tıpkı, tevhid kelimesi gibi bütün isimleri mahiyetinde gösteren geniş ve kapsamlı bir sanattır. Yani tevhid ifadesinin genişliği ile hayat sanatının genişliği arasında ortak bir nokta vardır.

Vahdet ifadesi tevhidin bir yüzünü ve yönünü ifade ediyor. Daha ziyade büyük varlıklarda ve cisimlerde tecelli eden tevhidi ifade ediyor. Halbuki küçük varlıklarda da tevhidin tecellileri vardır. Öyle ise hayata vurulan tevhid mührü, ehadiyeti de vahidiyeti içine alan geniş ve külli bir kavramdır. Bu yüzden hayatın yüzünde parlayan sadece vahdet değil, ehadiyeti de içine alan tevhit mührüdür.

Allah’ın isim ve sıfatlarının iki tarzda, iki tecelli mahalli vardır.  Birisi kainatın umumu üzerinde büyük ve azametli tecelliyatıdır. Diğeri ise kainatın bir cüz’ünde ve cüz’isindeki küçük ve mütevazı tecelliyatıdır.

Kainatın umumunda tecelli eden o isim ve sıfatlar, çok azametli ve Kibriyalı olmasından, okunması ve ihata edilmesi herkese müyesser olmuyor. Onun için Allah, o kainatın umumundaki azametli ve kibriyalı olan tecelli yazısını, herkesin rahat ve kolaylıkla okuyabileceği boyutlara indiriyor.

İşte, kainatın umumunda azamet ve kibriya ile tecelli eden isim ve sıfatlarına vahidiyet denir. Onun küçük bir modeli hükmünde olan cüz’ündeki tecelliyatına da ehadiyet denir. Vahidiyet külli ve umumi bir tecelli iken, ehadiyet ise cüzi ve hususi bir tecellidir. Her iki tecelliye de tevhid denir. Hayat sanatı her iki tecelliyi muhtevi olduğu  için, tevhid kelimesine muvazi geliyor.

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Beşinci Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2212 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...