Block title
Block content

İsm-i Zâhir ile ism-i Bâtın’ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur.. Cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız, İsm-i Zâhir ile İsm-i Bâtının hükümlerinin nasıl ayrı ayrı olduğunu Mesnevi-i Nuriye' de şöyle izâh etmiştir.

Genel mana da; İsm-i Zâhir, her şeyin görünüşüne, sebeplerine, suretine, zamanına bakar. İsm-i Bâtın ise, her şeyin, hakikatine, aslına, esâsına, özüne ve neticesine bakar.

Mesela; Kudretin hükmü ve levâzımatı ile, hikmetin hükmü ve levâzımatı bir değildir. Burada kudret, İsm-i Bâtın ile, hikmet ise, İsm-i Zâhir ile ilgilidir. Çünkü; Kudretin levazımı ve tezahüründe, vesile, sebep ve zevâhir önemli değildir. Fakat hikmetin hakikati ise, sebepleri, vesileleri, zevâhir ve zamanlamayı iktizâ eder. Bu sebebe binâen her zaman hikmet, kudreti tahdit eder.

Mesela; Allah’ın yaratmış olduğu esbâp âlemi hikmet açısından önemli olup, değerlendirmeler İsm-i Zâhir nâmı hesâbına olmalıdır. Fakat her şeyi halk eden ve yapan, kudret-i ezeliye olduğundan, itikâden eşyayı Allah’a nispet etmek icâp eder. Bu ise İsm-i Bâtın ile ilgilidir.

Burada; İsm-i Bâtın açısından, insanlar her şeyi itikâden Allah’a verme mecburiyetindedirler. Bu hakikat, İsm-i Zâhirin iktizâsı olan sebepler aleminde aynen uygulanırsa, hikmete muhalefet olur, kader açısından mesuliyet altına gireriz. Eğer; ism-i zahirin iktizâ ettiği sebepleri, İsm-i Bâtının iktizâsı olan iman ve itikâtla karıştırır isek, bu defa da şirke girer, tevhide zarar vermiş oluruz.

Demek ki; İsm-i Zâhir'in hakikati ve ilcâatı ile, İsm-i Bâtının hakikat ve ilcâatını karıştırmak yanlıştır.

Basit bir misâl olarak şunları verebiliriz:

1- Hidâyet için; İsm-i Zâhir, Peygamber'leri ve dinleri ister. İsm-i Bâtın ise, hidâyetin hakikatini ve tensibini Allah’a verir.

2- İsm-i Zâhir'in icâbı olarak, ticarethâneler açılır. İsm-i Bâtının hakikati ise rızkı Allah’tan beklemektir.

3- Bir hasta, İsm-i Zâhir icâbı doktora gitmeli ve ilaçları kullanmalıdır. İsm-i Bâtın icâbı olarak da, şifayı Allah’tan beklemelidir.

4- Dünya ve imtihan şartlarında esas olan İsm-i Zâhirin ilcâatıdır. Bu ilcâatın itikât ve inanç boyutu ise, İsm-i bâtının hakikatini icâp ettirmektedir.

Misalleri istediğimiz kadar çoğaltabiliriz. Bu iki ismin hakikati, dünyada ve ukbâ da mâ hiyeti itibariyle farklı ve çeşitli şekilde tahakkuk ediyor ve edecektir. Önemli olan iki ismin tezâhür ve icâbını bir birine karıştırmadan, idrâk ederek bizlere terettüp edeni yapmaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Katrenin Zeyli | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4876 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

zeynel
ALLAH razı olsun teşekkürler.Ayrıca tüm risale-i nur talebelerine selamlar hürmetler .....
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...