Block title
Block content

"İşte bu iftikar ve ihtiyac-ı mahlûkat ve bu tarzda imdad ve iâne-i gaybiye, acaba güneş gibi bir Mürebbî-i Hakîm-i Zülcelâli, bir Müdebbir-i Rahîm-i Zülcemâli göstermiyor mu?" Bu hüküm cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her mahluk iftikar ve ihtiyaç üzeredir. Yani, çok şeyin fakiridir ve çok şeye muhtaçtır. O mahlukun derecesi arttıkça bu ihtiyaç  da ziyadeleşir. Cansızlar sadece var olmaya ve varlıklarını devam ettirmeye muhtaç iken, bitkiler güneşe, havaya, suya, mevsimlere muhtaçtırlar. Hayvanlar ise bunlara ilaveten görmeye, işitmeye, yürümeye muhtaçtırlar.

İnsanların ihtiyacı ise bu dünya ile ve içindekilerle sınırlı kalmaz. Kalbi ve aklı marifet ve muhabbete muhtaç olduğu gibi, ondaki ebediyet duygusu da ahirete muhtaçtır.

Herkes her şey muhtaç. Ve hepsinin bütün ihtiyaçları ummadıkları şekilde veriliyor. Zaten cansızlar ve bitkiler için ummak söz konusu da değil.

İşte bütün bu muhtaçların bütün ihtiyaçlarının görülmesi bir “Mürebbî-i Hakîm-i Zülcelâl’i, bir Müdebbir-i Rahîm-i Zülcemâl’i”  güneş gibi gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Yedinci Lem'a | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1019 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...