Block title
Block content

"İşte bu temsile binâen, 'Âyinede hakikî güneşten başka bir şey yoktur.' denilmek ve âyineyi zarf ve içindeki güneşin vücud-u hâricîsi murad olmak cihetiyle denilebilir." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte bu iki temsile göre, kâinat bir aynadır. Her mevcudâtın mâhiyeti dahi birer aynadır. Kudret-i Ezeliye ile îcâd-ı İlâhîye mâruzdurlar. Her bir mevcud, bir cihetle Şems-i Ezelînin bir isminin bir nevi aynası olup bir nakşını gösterir."

"Hazret-i Muhyiddin meşrebinde olanlar, yalnız aynalık ve zarfiyet cihetinde ve aynadaki vücud-u misâli, nefiy noktasında ve akis, ayn-ı mün'akis olmak üzere keşfedip, başka mertebeyi düşünmeyerek, 'Lâ mevcûde illâ Hû' diyerek, yanlış etmişler. 'Hakàiku'l-eşyâi sâbitetün' kaide-i esâsiyeyi inkâr etmek derecesine düşmüşler."(1)

İbn-i Arabi Hazretleri kâinat aynasında tecelli eden isim ve sıfatların nakışları olan mevcudata varlık unvanı vermiyor. Bu varlıkları yani fotoğrafa yansımış olan şeyleri yok sayıyor; aynadaki misali olan tecellileri de Allah’ın isim ve sıfatları ile aynı görüyor. Hallac-ı Mansur’un “enel-hak” ifadesi de bu anlamdadır.

Aynadaki vücud-u misaliyi inkâr noktasında ve akis, ayn-ı mün'akis olmak üzere keşfedip, başka mertebeyi düşünmeyerek, "Lâ mevcûde illâ Hû" diyerek, yanlış etmişler.

Yani üç boyut ve üç varlık var; birisi Allah’ın isim ve sıfatları ki, bunlar ezeli ve ebedidirler.

Diğerisıfatların eşya üstündeki misali tecellileridir ki, sıfatlar burada çok parlak tecelli ettiği için, eşya sıfatların aynı zannedilmiştir.

Üçüncüsü ise Üstad'ın fotoğrafa geçmiş dediği varlığın en somut ve maddi olan boyutudur ki, İbn-i Arabi bu boyutu inkâr ediyor. Yani "Allah’ın isim ve sıfatlarından başka bir varlık yok." demeye getiriyor. Oysa Ehl-i sünnet eşyanın varlığını kabul ediyor ve onu İlahi isimlerin bir tecellisi şeklinde değerlendiriyor.

İbn-i Arabi gibi zatlar bu manaları düşünmeden sadece Allah’ın varlık mertebesini düşünerek ve o varlık boyutunda cezbeye gelerek "Allah’tan başka mevcut yok." demişler; yoksa cezbesiz, akli ve muhakeme tarzında söyleseler dalalet olur.

Bunların durumu güneş ışığının içinde gözü kamaşan bir adamın, sair zayıf ışıkları fark edememesi gibidir. İbn-i Arabi Hazretleri Allah’ın varlık güneşinden gözü kamaştığı için sair zayıf varlıkları görememiştir. Bundan dolayı da "Allah’tan başka mevcut yok." demiştir. Ama kendine geldiği zaman yani gözündeki kamaşma gittiği zaman sair varlıkları kabul etmiştir. Bu sebepten dolayı Ehl-i sünnet alimleri İbn-i Arabi’yi mazur saymışlardır.

İşte bu meslekte insan, kendi varlık ve benliğini Allah’ın varlığı karşısında ne kadar zayıf ve yok sayabilir ise o derece parlak ve güzel bir makama ulaşır. Bir insanın fikir odasına muhtelif ışık hüzmeleri giriyorsa, burada bir ışığa kuvvet vermenin tek yolu, diğer ışıkları söndürmek ya da zayıf hale getirmek ile mümkündür. Öyle ise bu mesleğe göre insanın aleminde Allah’ın varlığını galip ve kuvvetli kılması ancak diğer varlıkları yok sayması ya da zayıflatması ile mümkündür. Diğer varlıklar sahneden ne kadar çekilirse, Allah’ın varlığı insanın zihin sahnesinde o derece parlar denmek isteniyor.

(1) bk. Lem'alar, Dokuzuncu Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Sual | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1794 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

karolin
âyineyi zarf ve içindeki güneşin vücud-u hâricîsi murad olmak cihetiyle denilebilir..Eşyada gözüken ilahi isimlere Allahın vücud-u haricisi demek dalalet olmaz mı?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Aynaya göre vücud-u harici eşyadan münezzeh vacip bir vücut anlamına geliyor. Yani mümkinitaın harici vacibat olur demektir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
O zaman aynada gözüken ilahi isimlere Hz.Muhyiddin varlık mertebesinde bakıp ,Allahın harici bir vücudu olarak değerlendiriyor ve bunda bir dalalet omuyor.Haklı mıyım?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Allah'ın harici bir vücudu ifadesi yanlış olur Allah'ın sadece Zat-ı Akdesi vardır ve mevcudatta bu Zat-ı Akdesin bir tezahürüdür.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...