Block title
Block content

"İşte, bu vaziyette bir ruh, fecir zamanında bir Kadir-i Zülcelâl’in, bir Rahîm-i Zülcemâl’in dergâhına niyazla, namazla müracaat edip arzuhal etmek, tevfik ve medet istemek ne kadar elzem ve peşindeki gündüz âleminde başına gelecek,.." izah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mezkûr ifadede, fecir zamanında Cenab-ı Hakk’a namazla müracaat edip arzuhal etmenin lüzumuna dair iki sebebinden bahsedilmiştir:

1. Sebep: “Bu vaziyette bir ruh” denilerek bir önceki maddede izah edilen insanın mahiyetine dikkat çekilmiş ve böyle bir insana en elzem işin; bir Kadir-i Zülcelâl’in ve bir Rahîm-i Zülcemâl’in dergâhına niyazla, namazla müracaat edip arzuhal etmek, tevfik ve medet istemek olduğu beyan buyrulmuştur. Zira nihayetsiz zayıf, âciz, fakir, tembel, iktidarsız, mütemadiyen zeval ve firakın tokadını yiyen ve eli kısa, ömrü kısa ve sabrı kısa olan insan için, Cenab-ı Hakk’a iman etmek, O’ndan yardım ve medet istemek ve O’na dua ile sığınmak ne kadar lüzumlu bir iştir, elbette herkes anlar. (Bu lüzumun geniş izahını isteyenler On Yedinci Söz'ün İkinci Makamını tefekkür etmeliler.)

2. Sebep: Fecirden sonraki gündüz âleminde başına ve beline yüklenecek işler için, insanın tahammüle ihtiyacı vardır. Hâlbuki fıtratında bu tahammül ve sabır yoktur. İşte bu sebepten dolayı kişi, fecirde Rabbisine sığınarak, o gün içinde göreceği vazifeler ve taşıyacağı yükler için Rabbinden tahammül ister. Herhâlde fecir vakti yapılan şu duaların sırrı da kulun fıtratındaki bu tahammülsüzlüğü sebebiyle inayet-i İlahiyeyi celbetmesi içindir.

اَللَّهُمَّ اِنَّا اَصْبَحَنَا لاَ نَمْلِكُ لِاَنْفُسِنَا دَفْعًا وَلاَ رَفْعًا وَلاَ ضَرًّا وَلاَ نَفْعًا ، فُقَرَاءُ لاَ شَيْئَ لَنَا ضُعَفَاءُ لاَ قُوَّةَ لَنَا وَ اَصْبَحَ الْخَيْرُ كُلُّهُ بِيَدَيْكَ

"Ey Allah’ım! Nefislerimiz için ne bir def’e, ne bir ref’e, ne bir zarara ve ne de bir menfaate malik olmaksızın sabahladık. Hiçbir şeyi olmayan fakirler, hiçbir kuvveti olmayan zayıflar olarak sabahladık. Hayırların tamamı senin elindedir."

اَللَّهُمَّ اجْعَلْ اَوَّلَ يَوْمِنَا هَذَا صَلاَحًا وَ اَوْسَطَهُ فَلاَحًا وَ آخِرَهُ نَجَاحًا وَاخْتِمْ لَنَا بِاالسَّعَادَةِ وَ الشَّهَادَةِ وَالتَّوْبَتِ و الْمَغْفِرَةِ وَ اْلاِمَانِ ، اَللَّهُمَّ اجْعَلْ اَوَّلَهُ رَحْمَةً وَ اَوْسَطَهُ زَهَادَةً وَ آخِرَهُ تَكْرِمَةً ، اَللَّهُمَّ ارْزُقْنَا مِنَ الْعَيْشِ اَرْغَدَهُ وَ مِنَ الْعُمْرِ اَسْعَدَهُ وَ مِنَ الرِّزْقِ اَوْسَعَهُ

"Ey Allah’ım! Bugünümüzün başını hayır ve iyilik, ortasını kurtuluş, sonunu ise başarı eyle! Bugünümüzü bizim için saadet, şehadet, tövbe, bağışlanma ve iman ile neticelendir. Ey Allah’ım! Bugünün başlangıcını rahmet, ortasını zühd ve sonunu da lütuf ve ikram eyle. Ey Allah’ım! Bize geçimin en genişini, ömrün en mutlusunu ve rızkın da en bol olanını ihsan eyle."

اَللَّهُمَّ اِنَّكَ سَلَّطْتَ عَلَيَّ عَدُوًّا بَصِيرًا يَرَانَا هُوَ وَ قَبِيلُهُ مِنْ حَيْثُ لاَ نَرَاهُ ، اَللَّهُمَّ فَآيِسْهُ مِنَّا كَمَا آيَسْتَهُ مِنْ رَحْمَتِكَ ، وَ قَنِّطْهُ مِنَّا كَمَا قَنَّطْتَهُ مِنْ رَحْمَتِكَ ، وَ بَاعِدْ بَيْنَنَا وَ بَيْنَهُ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَهُ وَ بَيْنَ جَنَّتِكَ  

"Ey Allah’ım! Sen bizlere gören bir düşmanı musallat etmişsin ki, o ve kabilesi bizi, bizim onları göremediğimiz yerden görür. Ey Allah’ım! Onu rahmetinden ümitsizliğe düşürdüğün gibi bizden de ümitsizliğe düşür. Ey Allah’ım! Onu alakasını rahmetinden kestiğin gibi bizden de alakasını kes. Ey Allah’ım! Onunla cennetinin arasını ayırdığın gibi bizimle de arasını ayır!"

اَللَّهُمَّ اِنِّى اَصْبَحْتُ مِنْكَ فِى نِعْمَةٍ وَ عَافِيَةٍ وَ سَتْرٍ ، فَاَتِمَّ عَلَيَّ نِعْمَتَكَ وَ عَافِيَتَكَ وَ سَتْرَكَ فِى الدُّنْيَا وَ

فِى اْلآخِرَةِ

"Ey Allah’ım! Senden bir nimet, bir afiyet ve bir setr (ayıpları örtme) üzere sabahladım. Nimetini, afiyetini ve setrini hem dünyada hem de ahirette üzerime tamamla!"

Bu makamda birçok seher duası nakletmek mümkündür. Bu duaları, dua kitaplarına havale ederek sözün özü olarak deriz ki:

Seher vakitlerinde Cenab-ı Hakk’a yapılan bütün duaların özünde; kulun kendi âcziyetini, fakrını, tahammülsüzlüğünü, zayıflığını, sabırsızlığını ve yalnızlığını Cenab-ı Mevla’ya arz etmesi ve onu bekleyen gündeki meşakkatli vazifeler ve zor işler için Cenab-ı Hakk’tan yardım dilemesi vardır. Bu dua ve niyaz, kulun fıtratının bir neticesidir. O hâlde kim kendini keşfedebilirse, seher vakitlerinin bülbülü ve gülü olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nükte | Yazar: Sinan YILMAZ | Okunma Sayısı: 2994 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...