Block title
Block content

"İşte Büzürcmehr, ulemanın arasında fakr ve zilletlerine sebep olan zekâvetlerinin neticesi bulunan hırslarını zarif bir surette tevil ederek nâzikâne cevap vermiştir." Ulemanın fakr ve zilletlerine sebeb olan zekavetlerini örnekle açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Helal rızık güç ve kuvvete göre değil acz ve fakirliğe göre ihsan ediliyor. Yani ne kadar güç ve kuvvet sahibi olduğumuzu hissetsek ve buna güvensek, rızık o kadar zorlaşırken, kendimizi ne kadar aciz ve fakir hissetsek rızık o kadar bize kolaylaşıyor. Güç ile helal rızık ters orantılı oluyor, güç artıkça rızık zorlaşıyor.

Buna şahit ise zayıfların en güzel ve mükemmel beslenmeleridir. Mesela, meyve kurtları en zayıf ve aciz olmalarına rağmen en güzel yerde en güzel rızık ile besleniyorlar.

Bebek dünyaya geldiğinde, çok aciz ve zayıf olmasından ve hiçbir gıdayı yiyecek durumda olmamasından dolayı ona en halis gıda olan anne sütü gönderiliyor. Anne ve babası ona iki hizmetçi oluyorlar. Sonra büyüyüp kuvvet kazandıkça, rızık ona zorlaşmaya başlıyor. İlk olarak sütten kesilir, sonra kendisi yemeye başlar. Daha sonra da çalışma kıvamına gelince, o inayet kalkar, artık anne ve baba onu çalışmaya zorlar, zira kuvvet kazandı. Yani zayıf ve acizlere rızık kolaylaşırken, kuvvetlilere zorlaştırılır.

 Yine tilki, maymunlar, meyve kurtları ve balıklara nispeten zeki ve kuvvetli olmalarından, rızkı çok zor elde ediyorlar. Hatta ekseri aç gezerler. Ama zeki ve kuvvetli olmayan balık ve meyve kurtları en iyi bir şekilde beslenir. Zayıf ve eti kemiğine yapışmış balık ve meyve kurdu yoktur. Ama tilki ve maymunlar ekseri zayıf,  karnı kemiğine yapışmış olarak gezerler.

Yine Yahudiler tarihte hep fitne ve hırs ile dünyaya sarıldıkları için, meskenet cezasına maruz kalmışlardır. Yani yersiz ve yurtsuz kalıp, insanlardan çok tokat yemişler ve sürekli zillet içinde kalmışlar. Bir sığıntı gibi orda burada sürünmüşler.

Sakıp Sabancı ilkokul mezunu olmasına karşın, onun şirketlerini yöneten ceo, dünyanın belki sayılı zeki ve eğitimli insanlarından birisiydi. Yani ilkokul mezunu birisinin emrinde bir işçi olarak çalışıyordu bu zeki adam.

Demek zekilik ile rızık arasında doğru bir orantı yoktur. Ekser alim ve edebiyatçıların fakir olup kendinden daha avam ve cahil insanların eline bakmaları da buna bir vesika ve delildir. 

Bizim buradan çıkaracağımız ders, bunlara bakıp hırs ve haramlar ile mal peşinde koşmak yerine, Allah’a tevekkül edip helal dairede rızkımızı aramaktır. O zaman rızık bize kolaylaşır, sıkıntı çekmeden elimize gelir. Tabi meşru yollarda çabalamak kaydı ile. Zira çabalamak bir kanunu İlahidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...