Block title
Block content

"İşte, gözümüzle her vakit müşahede ettiğimiz bu çok harika eserlerin gayet küçük, ehemmiyetsiz şeylerden tezahürü, bilbedâhe ferdiyet ve ehadiyeti gösteriyor. Yoksa herşeyin neticesi, meyvesi, eseri, o şeyin maddesi ve kuvveti gibi küçülerek..." İzah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte gözümüzle her vakit müşahede ettiğimiz bu çok hârika eserlerin gayet küçük ehemmiyetsiz şeylerden tezahürü, bilbedahe Ferdiyet ve Ehadiyeti gösteriyor. Yoksa her şeyin neticesi, meyvesi, eseri; o şeyin maddesi ve kuvveti gibi küçülerek hiçe inecekti. Ve gözümüz önündeki gayet kıymetdar şeylerin gayet derecede ucuzluğu ve nihayet derecede mebzuliyeti, hiç kalmayacaktı. Şimdi kırk para ile alacağımız bir kavunu, bir narı; kırk bin lira ile de yiyemezdik. Evet dünyadaki bütün sühulet, bütün ucuzluk, bütün mebzuliyet; vahdetten gelir ve Ferdiyete şehadet eder."(1)

Küçük ve önemsiz şeylerden harika ve mükemmel sanatlar çıkmaz.

Kıymetli ve değerli şeyler ucuz olmaz, daima pahalı olur.

Pahalı ve kıymetli şeyler bol olmaz, az ve kıt olur.

İnsan açısından bu zıtları bir arada toplamak âdeta imkânsızdır.

Oysa kâinatta bu zıtlar bir araya getirilmiş ve her şey bu zıtların bir arada olması ile yaratılmaktadır.

Yani küçük ve önemsiz şeylerden harika ve mükemmel sanatlar çıkartılıyor. Bir damla sudan insan gibi mükemmel bir sanatın yaratılması gibi.

Kıymetli ve değerli şeyler kıymetsizmiş gibi ucuz ve bol yaratılıyor. Kavun ve nar gibi diğer meyve sebzelerde hakeza.

Sebepler açısından bir kavunu yaratmak için bütün kâinatın bir fabrika gibi işletilmesi ve çalıştırılması icap ediyor. O zaman bir kavunun yaratılma maliyeti kâinat kadar pahalı olurdu ve kavunu yememiz imkânsız olurdu. Mesela, kavunun olgunlaşması için güneşi bir ay kiralamaya kalksak, yeryüzünün bütün paraları, altınları yetmezdi. Oysa şu an kavun gibi harika bir meyveyi bol ve ucuza yiyoruz, neden acaba?..

"Her şeyin yaratıcısı Allah." dediğimizde, her şeyin yaratılması çok kolay ve basit bir duruma düşüyor. Ve maliyet sıfırlanıyor.

Ama "Sebepler yapıyor." denildiğinde, tam tersi bir zorluk ve imkânsızlıklar önümüze çıkıyor. Yani mantık açısından bakıldığında tevhitte kolaylık ve ucuzluk, şirkte ise zorluk ve pahalılık hükmediyor.

Allah'ın zıtları cem etmesindeki gaye, insanlık açısından tevhidin kolay anlaşılabilmesidir. Buna rağmen insan tevhidi kabul etmezde şirke ve tabita saparsa, o zaman ateşi hak ediyor demektir.  

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Dördüncü Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 987 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...