Block title
Block content

"İşte semâvât ve arzın Rabbi, o Şemsü’ş-Şümus ve Şi’râ’nın Hâlıkı hitap ettiği vakit, o semâvât ve arzın ecramına ve âlemlerine bakan kudsî kelâmında o eyyamları zikreder ve zikretmesi gayet yerindedir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah konuşurken bütün mülkünü, mahlukatını, kainatı hesaba katarak konuşur, sadece dünyanın küçücük ölçü ve sınırlarına göre konuşmaz.

Mesela, Allah kitabında gün kavramını kullanırken sadece dünyanın yirmi dört saatlik gün kalıbını kullanmaz diğer güneş, galaksi ve sistemlerin gün kavramlarını da nazara alarak hesaba katarak kullanır.

Dünyanın bir günü bildiğimiz gibi, dünyanın kendi ekseni çevresinde tam bir devir yapıncaya kadar geçen zamandır ki bu yirmi dört saat sürüyor.

Dünyamızdan milyonlarca kat daha büyük olan diğer yıldız, galaksi ve gezegenlerin kendi ekseni etrafında dönmesinden oluşacak gün kalıpları dünya gününe göre çok daha uzun zamanlar alacaktır.

Dolayısı ile kainatta dünya gün kalıbından başka, daha büyük ve farklı gün kalıpları da vardır. Kur’an "kainatı altı günde yarattık"(A'raf, 7/54) ifadesini kullanırken dünya gün kalıbı ile değil diğer galaksilerin gün kalıbını kullanıyor olabilir, bu ihtimal dahilindedir.

Üstadımız bu inceliğe şu şekilde işaret etmektedir:

“..Ta Şemsü’ş-Şumus’un mihveri üstündeki elli bin seneden ibaret bir tek yevmine kadar eyyam-ı Rabbaniye vardır.(...)”

"...Dünyanın ömrü ise Şemsü’ş-Şumus’un hareket-i mihveriyesi ile hâsıl olan eyyam iledir."

“... Ve Şemsü’ş-Şumus’a tâbi ve âlem-i bekadan ayrılıp küremize bakan dünyaların ömrü, Şemsü’ş-Şumus’un işarat-ı Kur’anîyede ile her bir günü 50.000 (elli bin) sene olmasıyla...”(1)

Güneş Sistemi topluca Şemsü’ş-Şumus’a doğru yol almaktadır.

Şemsü’ş-Şumus ahiret ve beka âlemlerindendir. Yaşadığımız fizikî dünyadan farklı bir âlemdir ve önemli görevler yüklenmişlerdir.

Şemsü’ş-Şumus’ta geçerli zaman akışında bir gün, bizim ölçülerimize göre elli bin seneye eşittir. Buralarda zaman olağanüstü genişlemiştir. Bu zaman ölçüsü başka ayetlerde meselâ meleklerin sürati için dile getirilmektedir. Bu hızın, beka âlemlerinin, nurun hız ve zaman akışı olduğunu düşünebiliriz.

(1) bk. Barla Lahikası, (250. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...