Block title
Block content

"İşte, size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktıysa kalbde saklayınız. Bakır çıktıysa, çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız,..'' Bu sözlerde anlatılmak istenen nedir? Nasıl bir ölçü çıkarmalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslam dininin ana kaynakları ve temel ölçüleri Kur'an ve Sünnettir. Kur'an ve sünnetin de en  istikametli ve doğru yorumu ve ümmetin ekseriyetini temsil eden mezhep Ehli Sünnet vel Cemaattir. Onun için İslam alimleri İslam mihengini ve mizanını Kur'an, Sünnet, İcma ve Kıyas olarak tespit ve tayin etmişlerdir. Bu temel prensipler İslam’ın mihengidir. Bütün düşünce ve fikirler bu mihenge vurulur şayet uygunsa kabul edilir değilse reddedilir. Bu bütün insanlar için geçerlidir.

Üstad da; benim fikirlerim şayet Kur'an, sünnet ve icmaya uygunsa alıp akıl cebinize koyun, yok uygun değilse geri bana iade edin diye bize usul ve metot dersi veriyor. Körü körüne taassup ile bir fikre ya da şahsa bağlanmak İslam açısından hoş görülmemiştir.

Büyüklerin sözlerini mihenge vurmak  genel hatları ile İslam’ın temel kaynaklarının çizmiş olduğu çerçeveye uygun olup olmadığına bakmak ile olabilir. Zaten ehil olanlar genel çerçeveyi bilirler, bizde cahil de olsak umumi caddeyi takip etmek ile süzgeç görevini  yapabiliriz. Yani aydın ve alim insanların oluşturduğu genel kamuoyuna dahil olmak ile yabani ve bidat olan düşüncelerden kendimizi koruyabiliriz. Şahısların fikirlerinde bu şekil ile denetleyebiliriz. Peygamber Efendimiz (asv) bu manaya “Ümmetim batıl bir şeyde birleşmez.” hadisi ile işaret ediyor. Zaten Ehli sünnet geleneği ve fikri tam olarak ümmetin dem ve damarlarına yerleştiği için yabani ve bidat fikirler kolaylıkla fark edilebilir bir hale gelmiştir. 

Bu mülahaza ile Üstat faraza ehlisünnete uygun olmayan bir görüş söylemiş olsa, biz "Üstat söyledi,  kabul etmeliyiz" dersek, biz de dalalete düşmüş oluruz. Onun için Üstad bizi ehli tahkik olamaya davet ediyor  ve  taassup ve taklidi zecr ediyor.

Dünya işlerinde nasıl en iyisini ve en güzelini bulmak için kılı kırk yararız ve araştırırız, saadeti ebediyemiz için de aynı gayret ve inceliği göstermek her insanın vazifesidir. Onun için cehalet mazeret değildir.

“... Bakır çıktıysa, çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz, gönderiniz.” Bu sözler ise işin önemini ve hassasiyetini vurgulayan bir ifade biçimidir. Yani Üstat Hazretleri bu sözleri ile"işkembeden ve hevasından konuşanlara itibar etmeyin, onların sözlerine bir değer atfetmeyin" demek istiyor. Yoksa böyle insanlara gıybet ve beddua edilebileceğini ima etmiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...