Block title
Block content

"İşte şu bütün ihtiyaçlarımla ve zaîfliğimle ve fakr ve aczimle beraber altı cihetten gelen dehşetler ve vahşetlerle perişan bir halde iken; kalem-i Kudretle sahife-i fıtratımda ebede uzanan arzular ve sermede yayılan emeller aşikâre,.." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

    İnsanın bütün organları, bedeninde kudret kalemiyle yazıldığı gibi, aklı, hafızası, duyguları ve  hissiyatı da yine kudret kalemiyle ruhunda yazılmış, fıtratında derc edilmiştir. İşe bu manevî sermayelerden, bu latifelerden biri de insan ruhuna konulan “ebedî arzular, sermedî emellerdir.” Bunlar saymakla bitmez. Bunların temeli, insandaki ebedî yaşama arzusuna dayanır. Bu arzunun ahirette gerçekleşmesiyle, insanın bütün emelleri de gerçekleşecektir. Bunların başında,

  “Doğrudan doğruya, herkes, kendi Hâlıkı ve Mâbudu ve Rabbi ve Seyyidi ve Mâliki kim olduğunu bilecek ve bulacaklar.”(Mektubat, Yirminci Mektup) 

diye müjde verildiği gibi, insanın rüyetullah şerefine nail olması gelir.

    Başta Peygamber Efendimiz (asm) olmak üzere, Hakk’ın bütün elçileriyle görüşmek, bütün ashabı, bütün evliya ve asfiyayı görmek, sohbetlerinde bulunmak, vefat etmiş bütün ahbabımıza kavuşmak, cennetin akıl almaz ve tariflere sığmaz güzelliklerini seyretmek ve nimetlerinden faydalanmak hep ruhun ebedî arzuları ve sermedî emelleri cümlesindendir.

     “Bize gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, membalarını göster; ve bizi makarr-ı saltanatına celb et...”(Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Suret) 

cümlesinde nazara verildiği gibi, her şeyin aslı o ebedî âlemdedir. O âlemin her şeyi bu âlemdekilerden, asılla gölge arasındaki fark kadar ileri bir seviyededir. Bağın ve bahçenin, sütün ve balın, köşklerin ve nehirlerin asılları orada olduğu gibi, insan da o asıllar âlemine göçtüğünde o âlemden istifade etmek üzere çok terakki edecektir. Öyle ki, müminin buradaki haliyle oradaki hali arasında da gölge ile asıl arasındaki fark kadar bir yükselme, bir ilerleme olacaktır. İşte terakki etmeyi fıtraten isteyen insanın, bu kadar büyük bir dereceye yükselmesi de onun “ebedî arzuları ve sermedî emelleri” arasında çok önemli bir yer tutar.

“İşte bu istidaddandır ki, insanın ebede uzanmış emelleri ve kâinatı ihata etmiş efkârları ve ebedî saadetlerinin enva'ına yayılmış arzuları gösterir ki; bu insan ebed için halkedilmiş ve ebede gidecektir. Bu dünya ona bir misafirhanedir ve âhiretine bir intizar salonudur.”(Sözler, Onuncu Söz, On Birinci Hakikat)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...