Block title
Block content

"İşte, Sünnet-i Seniyyedeki edep, o Sâni-i Zülcelâlin esmâlarının hudutları içinde bir mahz-ı edep vaziyetini takınmaktır." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın tesettür ve edebi bizden istemesinin sebebi, kendi isim ve sıfatlarından gizlenmek ve saklanmak için değil, başka şuur sahibi mahlukların nazarında çirkin ve kötü durmamak içindir.

Allah, san'atını şuur sahiplerine sergilerken, san'atının kemâl ve güzelliğini düşürecek çirkin hallerden şiddetle men ediyor.

Mesela, bir ressam resimlerini sergilemek için bir seyir yeri açıyor. Bu seyir yerinin bazı çirkin duran yerlerini ve hallerini, o nezih ortamı bozmamak için tedbir alıp tanzim ediyor, tâ ki resimlerinin güzelliğine ve kemâline bir zarar gelmesin.

Aynen bunun gibi; Allah, insan gibi bir san'atını bütün şuur sahibi varlıkların seyrine ve nazarına izhâr ediyor.

İzhâr ederken de onların nazarında komik ve çirkin duruma düşmemek için, Resulünün (asm) sünneti ile edebi ve tesettürü emrediyor. Amaç ise, en câmi ve mükemmel olan insan gibi bir san'atı, başka nazarlarda âdileşip çirkin bir hâle düşmesin.

Allah’ın Cemil ismi, san'atında çirkinlik ve kusur istemez, ama bazı hikmetlerden dolayı, edep yerlerinin yaratılması da başka isimlerin gereği olduğu için, Allah Resulü (asm)'nün sünnetindeki edep ve tesettür emri ile o başka nazarlara kusur ve çirkin gibi duran vaziyetler giderilmiş oluyor. Yani, bir nevi, sünnet-i seniyye, eksikleri tamamlayan mâhz-ı edeb vazifesi görmüş oluyor.

Sünnet; edebi tanımlayan ve tamamlayan bir faktör olduğu için, edeb ile sünnet âdeta bir bütün gibi oluyor. Bir de sünnet-i seniyye, vahiy ile tespit edildiği için, Allah’ın isimlerinin manası ile uyum içinde olan tek muaşerettir. Bu yüzden sünnete ittiba emredilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

vazifeperver
allah razı olsun teşekkürler
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Peki Allah,herşeyi gördüğüne göre bir insanı da her şeyiyle görüyor.İçindeki kanı da,pisliği de görüyor.Allah canibinden insana bakıldığında sanattaki mükemmellik nasıl görünebilirki? Biz sanatı takdir ederiz.Mutlaka Allah zaten sanatını beğeniyor.Ama Allah tesettür perdesi arkasındaki şeyleri de görüyor.Bu bakışla bakıldığında sanattaki güzellik görülebilir mi?Bu kafamı karıştırıyor?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Sana çirkin ve pis gelen bir şey aslında sanat açısından öyle değildir. Yani insan kendi hodgam bakışını kainata mühendis tayin edemez. Allah'ın her şeyi her boyutu ile görmesi aynı sanat ve güzelliktir hatta kemal bir sıfattır. 

Hem insan, hodgâmlık ve zahirperestliğiyle beraber, herşeyi kendine bakan yüzüyle muhakeme ettiğinden, pek çok mahz-ı edebî olan şeyleri hilâf-ı edep zanneder. Meselâ, alet-i tenasül-ü insan, insan nazarında bahsi hacâlet-âverdir. Fakat şu perde-i hacâlet, insana bakan yüzdedir. Yoksa, hilkate, san'ata ve gayât-ı fıtrata bakan yüzler öyle perdelerdir ki, hikmet nazarıyla bakılsa ayn-ı edeptir, hacâlet ona hiç temas etmez.

İşte, menba-ı edep olan Kur'ân-ı Hakîmin bazı tâbirâtı bu yüzler ve perdelere göredir. Nasıl ki, bize görünen çirkin mahlûkların ve hadiselerin zahirî yüzleri altında gayet güzel ve hikmetli san'at ve hilkatine bakan güzel yüzler var ki, Sâniine bakar; ve çok güzel perdeler var ki, hikmetleri saklar; ve pek çok zahirî intizamsızlıklar ve karışıklıklar var ki, pek muntazam bir kitabet-i kudsiyedir. On Sekizinci Söz

Burası Kur’anda geçen bazı tabirlerin Kur’an’ın edebine yakışmadığını iddia edenlere bir cevaptır. Örnek olarak  insanın cinsel organının insanlar arasında şehvani bahsedilmesi  edepsizlik iken tıp veya fen noktasından bahsedilmesinin aynı edep ve nezaket olduğu veriliyor.

Mesela bir vaiz camide cinsel organı şehvani ve edepsiz bir şekilde zikredemez zikrederse bu edepsizlik olur  ama cinsel organın yaratılışındaki hikmet ve faydalarını zikrederek tevhide işaret ve delalet etse bu da aynı edep olur.

Cinsel organdan bahsedilmesinin bir yüzü edepsizlik iken diğer yüzlerinden bahsedilmesi edepsizlik olmaz. İşte bu yüzleri nazara almayanlar her türlü bahsedilmesinin edepsizlik olduğunu zannediyorlar ve böyle tabirlerin Kur’an da bahsedilmesini güya akıllarınca uygun görmüyorlar ve edepsizlik zannediyorlar. Kur’an’nın bu gibi tabirlerden bahsetmesi  insanın edep cihetine bakan yönü değil yaratılış ve hikmet boyutuna bakan yönü iledir.  

Üstad Hazretleri burada tenasül uzvuna bakılması edep dahilindedir demiyor tenasül uzvunun hikmet ve yaratılışından bahsedilmesinin edep içinde olacağını söylüyor. Demek arkadaş bu bahsi midesine okumuş olacak ki hiç olmayacak bir mana anlamış. Arkadaşın bilinçaltı acaba Sigmund Freud’ın dediği gibi olmasın…

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ihlasnur
Basit bir misal: bir çocuk ele alalım. Onun altını değiştiren annesi oluyor. onun mahrem yerlerini görmek annesine ayıp mıdır? tabiki de belli bir vakte kadar değildir. Ama başkasının oralara bakması ayıptır. işte Bu misalimi Her şeyi bilen gören rabbımızdan hicab meselesine tatbik ediniz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...