Block title
Block content

“İşte وَللهِ الْمَثَلُ الْاَعْلَى ezel ve ebed sultanının pek çok Esmâ-i hüsnâsı vardır.” diye başlayan paragrafta celâlî tasarrufa “tecelliyat”; cemâlî tasarrufa ise “tezahürat” denilmesinin hikmeti nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“İşte وَللهِ الْمَثَلُ الْاَعْلَى ezel ve ebed sultanının pek çok esmâ-i hüsnâsı vardır. Tecelliyat-ı celâliye ve tezahürat-ı cemâliye ile pek çok şuunatı ve ünvanları vardır. Nur ve zulmet, yaz ve kış, Cennet ve Cehennem'in vücudunu iktiza eden isim ve ünvan ve şe'n ise; kanun-u tenâsül, kanun-u müsabaka, kanun-u teavün gibi pek çok umumî kanunlar misillü, kanun-u mübarezenin dahi bir derece tâmimini isterler... Kalb etrafındaki ilhâmât ve vesveselerin mübarezelerinden tut, tâ semâ âfâkında melâike ve şeytanların mübarezesine kadar o kanunun şümûlünü iktiza eder.”

Tecelli ve tezahür kelimeleri yakın manalar taşırlar ve çoğu zaman birbirinin yerine kullanılırlar. Şu var ki, tecelli de cilvesini göstermek, tezahürde ise zahir olmak, açığa vurmak manaları hakimdir. Esma-i hüsna için künuz-u mahfiye (gizli hazineler) denilmektedir. Meselâ, Rezzak ismi bir hazinedir, bütün rızıklar o hazinenin cevherleri gibidirler. Rızkın yaratılmasıyla Rezzak ismi tezahür etmiş, kendini aynalarda göstermiş olur. Bu rızıklar için Rezzak ismini tecellileri de denilebilir.

Allah’ın sonsuz kudreti de tecelli ve tezahür etmedikçe görünmez ve bilinmez. Biz şu muhteşem âlemin son derece kolay ve muntazam idare edildiğine bakmakla Allah’ın kudretinin sonsuzluğunu anlarız.

Bir de güneşe verilen cazibe kuvvetine bakalım. Bu kuvvet, İlâhî kudretten bir cilvedir. Yani, Güneş de, Allah’ın izniyle kuvvet sahibi olmuştur. Yıldızların direksiz durmaları kudretin bir tezahürü ise, güneşin cazibe sahibi olması kudretin bir tecellisidir.

Üstad'ın “nevide celâlidir, fertte cemâlîdir” ifadesini hatırlayalım. Bir tek çiçeğe baktığımızda nazarımıza cemâl hemen çarpar. Bütün çiçekleri birden düşündüğümüzde yahut tümü çiçekle kaplı muhteşem bir dağı seyrettiğimizde, celâl manası ruhumuzda hükmeder ve kalbimiz hayretle dolar. Bu açıdan baktığımızda “Tecelliyat-ı celâliye ve tezahürat-ı cemâliye” terkiplerinde şöyle bir mana kendini gösterir:

Cenâb-ı Hak, sonsuz ve mutlak sıfatlarının, bütün yıldızları, bütün canlıları, bütün ağaçları birlikte sevk ve idare etmesindeki “celâlli tecellileriyle, cemâlini şaşaalı bir şekilde tezahür ettirmektedir.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Beşinci Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 2912 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...