Block title
Block content

"İstidadatta mündemic olan gayr-i mahsur kabiliyetler..." Buradaki "İstidat" ve "kabiliyet arasındaki farkı açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İSTİ'DAD: “Bir şeyi yapma kabiliyeti.” “Bir şey olma kabiliyeti.”

İnsan, sonsuz denilebilecek kabiliyetlerle bu dünyaya gönderilir. İnsanın mahiyeti bir tarla gibidir; iyilik ve kötülük tohumları bu tarlada beraberce bulunur.

Mesela, her insan hem cesur hem korkak;  hem cömert hem cimri olabilecek kabiliyettedir. İnsan bunları doğru yahut yanlış şekilde yönlendirebilmektedir. İnsanlar arasındaki mertebe farklarının sırrı, işte burada yatmaktadır. Bu mertebeler beka âlemine de yansıyacak, insanların cennet veya cehennemdeki konumlarını belirleyecektir. Fakat pek çok insan, mahiyetindeki var olan istidatlardan habersiz, gündelik işlerin telaşı içinde boğulup gitmektedir.

Dünyanın en gelişmiş bilgisayarına sahip bir insanın, bu bilgisayarı daktilo olarak kullanması ne derece yadırganacak bir durumsa, zengin istidatlara sahip bu insanların kendilerini okumadan, bilmeden, tanımadan basit meşguliyetlerle bu dünyadan çekip gitmeleri, binler derece daha ziyade yadırganacak bir durumdur.

İSTİDAD; çekirdekler gibi gelişmeye ve geliştirilmeye müsait olan özellikler anlamını taşır. Konuşmak, yazmak, resim yapmak, inanmak, sevmek, hoşlanmak, lezzet almak gibi sınırsız beceriler, insan ruhuna birer çekirdek gibi Allah tarafından potansiyel olarak konmuştur. İrade veya çevrenin etkisiyle bunlar gelişirler.

Cenâb-ı Hak diğer varlıkların ruhlarına da, onlara uygun istidatlar koymuştur. İstidadın kullanıldığı diğer mânâ ise, elverişli olma durumu, gelişmeye müsait olma hâlidir: “Yangının genişleme istidadı var.”
Bu kelime bazen “kabiliyet” anlamında da kullanılmaktadır. (Bunun tersi de olabilir.)

Bununla birlikte, istidat ile kabiliyet arasında, çok ince bir mânâ farkından söz edilebilir. Şöyle ki:

Kabiliyet (yetenek), dıştan gelen tesirleri alabilme gücü, kabul edebilirlik anlamını taşır. Halbuki istidat, yukarıda da görüldüğü gibi, ruhta potansiyel olarak var olan, gelişmeye müsait beceriler ve özelliklerdir.

Meselâ, her insanın ruhunda ressamlık istidadı (becerisi) potansiyel olarak vardır. İnsan, ressamların tecrübelerini alabilme gücüne (kabiliyete) yeterince sahipse, onları o güç ile alabilir ve ruhundaki ressamlık istidadını geliştirebilir.

Konuşma da böyledir. Allah  her insanın ruhuna potansiyel olarak konuşma özelliği vermiştir. Çocuk bu özelliğini, çevresindeki konuşmaları kabiliyetiyle alarak geliştirir ve onlar gibi o da konuşmaya başlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Maksat, İkinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6393 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...