"İstidat" ve "kabiliyet" arasındaki farkı açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan, sonsuz denilebilecek kabiliyetlerle bu dünyaya gönderilir. İnsanın mahiyeti bir tarla gibidir; iyilik ve kötülük tohumları bu tarlada beraberce bulunur.

Mesela, her insan hem cesur hem korkak; hem cömert hem cimri olabilecek kabiliyettedir. İnsan bunları doğru yahut yanlış şekilde yönlendirebilmektedir. İnsanlar arasındaki mertebe farklarının sırrı, işte burada yatmaktadır. Bu mertebeler beka âlemine de yansıyacak, insanların cennet veya cehennemdeki durumlarını tayin edecektir.

İstidad; çekirdekler gibi gelişmeye ve geliştirilmeye müsait olan hususiyetler mânâsını taşır. Konuşmak, yazmak, resim yapmak, inanmak, sevmek, hoşlanmak, lezzet almak gibi sınırsız maharetler, insan ruhuna birer çekirdek gibi Allah tarafından bilkuvve konmuştur. İrade veya muhitin tesiriyle bunlar inkişaf ederler.

Cenâb-ı Hak diğer varlıkların ruhlarına da, onlara uygun istidatlar koymuştur. İstidadın kullanıldığı diğer mânâ ise, müsait olma durumu, gelişmeye müsait olma hâlidir: “Yangının genişleme istidadı var.” Bu kelime bazen “kabiliyet” mânâsında da kullanılmaktadır. (Bunun tersi de olabilir.)

Bununla birlikte, istidat ile kabiliyet arasında, çok ince bir mânâ farkından söz edilebilir. Şöyle ki:

Kabiliyet, dıştan gelen tesirleri alabilme gücü, kabul edebilme mânâsını taşır. Hâlbuki istidat, ruhta potansiyel olarak var olan, gelişmeye müsait maharetler ve hususiyetlerdir.

Meselâ, Allah her insanın ruhuna konuşma vasfı vermiştir. Çocuk bu hususiyetini, çevresindeki konuşmaları kabiliyetiyle alarak geliştirir ve onlar gibi konuşmaya başlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...