Block title
Block content

"İstifhamın müsavatı tazammun etmesidir. Zira istifham eden adamın bilgisine göre, vücud ile adem mütesavidir. Maahaza bu gibi istifhamlara verilen cevablar, alelekser şu müsavat-ı zımniye ile verilir." ifadelerini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"S- İstifham şekliyle müsavatı ifade etmekte ne mana vardır?"

"C- Yapmış olduğu fiilinde bir faidesi olmayan muhatabın fiilinin faidesiz olduğuna latif ve mukniane bir vecihle ikaz edilmesi ancak istifham ile olur ki, muhatab fiilini düşündükten sonra, kötü neticesini nazara alarak kalbi mutmain olsun."
(1)

"İnkâr edenlere gelince, sen onları inkârlarının âkıbetinden sakındırsan da birdir, sakındırmasan da. Onlar inanmazlar." (Bakara Sûresi, 2/6)

İstifham, cevap istemek için değil, daha çok dikkati çekmek, hisleri kuvvetlerdirmek maksadıyla, soru şeklinde söylemek san'atıdır.

Ayet burada, kalbi imana kapalı olan kafirlere yapılan tebliğin bir fayda temin etmeyeceğini, istifham şeklinde bildiriyor. Yani sen onlara tebliğ yapsan da yapmasan da fayda temin etmez manasına istifham ile dikkat çekiyor ki, tebliği yapan zatın kalbi mutmain olsun ve kendini acaba tebliğ oldu mu olmadı mı diye yıpratmasın.

Bu gibi istifhamların asıl amacı, muhatabın cehaletini ve ruhi yapısını ortaya koymaktır. 

Soru genelde öğretmek için sorulur, şayet kişinin öğrenmeye kapalı olduğu bilindiği halde ona soru tevdi ediliyor ise, onun ha varlığı ha yokluğu haletini ortaya koymak içindir ki, bu da genelde istifham ile yapılır. 

Burada dikkati çekilen kafirler değil, kafirlere tebliğ etmek isteyen Müminlerdir. Yani siz kendinizi yıpratmayın, böyle imana kabil olmayan kafirler için tebliğ etmek ile etmemek arasında fark yoktur, denilmek isteniyor.

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 6. Ayetin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...