Block title
Block content

"İştirak ve şirk ise, o ihatayı inhisar altına ve o ıtlakı kayıt altına ve o hadsizliği had altına alıp..." Şirk bunları nasıl yapıyor, izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Önce Allah’a sonsuz kudret sahibi diyoruz, ardından -haşa- Allah’ın kudreti  şunu yapamaz diyoruz, o zaman Allah’ın kudretine bir sınır bir hudut koymuş oluyoruz. Yani sonsuzluk ihata ve ıtlak anlamına geliyor ki, bu kelimeler istisnayı kabul etmez ve edemez. Yani Allah’a sonsuz kudret sahibi dediğimiz zaman onun her şeye gücünün yeteceğini de kabul etmiş oluyoruz. Şunu bunu istisna etmemiz mümkün değildir, hem de mantıksızlık olur.

Şirk, Allah’ın mülkünü Allah’tan başka sebeplere vermek anlamına geliyor. Mesela "Balı arı yapıyor." dediğimizde, Allah’ın kudretini ve ihatasını, yani her şeyi kuşatıyor olmasını bal ile sınırlandırmış oluyoruz. Yani "Kainatta her şeyi Allah yapıyor, ama bal müstesna." dediğimizde, Allah’ın mutlak yaratma ve güç yetirme prensibini sınırlandırmış ve kayıtlandırmış oluyoruz.

Balı arı yapıyor şirki ile sonsuz kudrete sen buraya giremez ve burada hükmünü geçiremezsin demiş oluyoruz ki, bu sonsuzluk önermesi ile aynı anda kabul edilemez. Yani -haşa- balı arı yapıyor ise, Allah’a sonsuz kudret vasfını veremiyiz, çünkü sonsuzluk istisna ve hariciliği kabul etmez.

Allah’ın kudreti ya sonsuzdur ya sonludur; aklen ve  mantıken bunun ortası yoktur. Bu önerme akli ve mantıki bir önermedir. Zira sonlu olan bir kudret aynı zamanda sonsuz olamayacağı gibi, sonsuz bir kudret de aynı zamanda sonlu olamaz. Şayet bir kudret bir yerde durup orayı yapamayacağı anlaşılır ise, zaten onun sonsuz kudret olmadığı sabit olur.

Mantıkta "İki zıt bir arada olamaz." hükmü kati bir hükümdür. Öyle ise Allah ya sonsuzdur ya da sonludur. Sonlu olsa, sonluları icat edemez, zira kendi de sonlu olduğu için yaratmaya kadir değil mahaldir, yani kendi de yaratılmaya muhtaçtır.

Şayet Allah sonlu ise ona zaten İlah diyemeyiz. Zira ilah sonsuzluğu temsil eden zaruri bir hükümdür. En nihayetinde akıl ve mantık sonsuz ve ezeli olan bir varlığı kabul etmek durumundadır. Zira mümkün mümküne illet olamaz. Yani varlık sahasına çıkmamış bir şey, başka bir şeyin varlık sahasına çıkmasına yardımcı ve sebep olamaz. Demek ezelde var ve sabit olan ezeli ve sonsuz bir İlah bulunmak aklen zaruridir.

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Bütün kâinatı ihata eden bir nurdan hiçbir şey gizlenmez. Ve gayr-ı mütenahi bir daire-i kudretten bir şey hariç kalamaz. Ve illâ, gayr-ı mütenahinin tenâhisi lâzım gelir."(1)

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Şule'nin Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Birinci Muktazi | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1302 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...