Block title
Block content

"İyya" ne demektir, "ke" ne demektir; Arapça manalarını ayrı ayrı verir misiniz? Ayrıca "ke"nin oradaki parağrafla bağlantısı nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

(Haydi öyleyse deyiniz): “Yalnız Sana ibadet eder, yalnız senden medet umarız.” (Fatiha,1/5)

"Evreni dikkatle inceleyen her akıl sahibi, böylece aklî delille Rabbine ulaşacağından, sûrenin başından 4. âyete kadar Allah’tan “O” diye bahsederken, bu tefekkürü sonucunda artık âdeta O’nu görüyor hale gelip “Sen” diye hitap etme makamına yükselir: “İbadetim, kulluğum, sevgim yalnız Sana’dır Rabbim!" der. Diğer taraftan, Allah müminleri toplum halinde, daha doğrusu topluluk halinde huzurunda görmek istediğinden, dünyadaki bütün müminlerle birlikte ibadetini O’na takdim eder, onlardan güç, kuvvet, dua ve mutluluk alır."(1)

İyya-ke:  Meali, yalnız sen, yalnız senden şeklinde tercüme diliyor. “Ke” burada "sen" manasında zamirdir.

Arapçada herhangi bir kelimenin sonuna “ke” zamiri geldiğinde, kelime doğrudan doğruya bir muhataplık boyutu kazanır.

 Zira, “ke” zamiri, kelimeye "senin-sana" gibi anlamlar yüklemektedir. İnsanın “sen” diyebildikleri ise, ancak ve ancak perdesiz, aracısız, doğrudan doğruya muhatap olduğu kişi ve kişilerdir. Hatta insanlar arasında bile tanımadığımız, nazımızın geçmediği kimselere "siz" diye hitap ederken, tanıdığımız ve nazımızın geçtiği kimselere samimiyetin ifadesi olarak "sen" diye hitap ederiz.

İbadetler açısından bakıldığında, bilhassa namaz, hac ve oruçta, bu zamirin vurgulandığı görülür.

Namaz,”subhaneke” ile başlar, ”iyyake” ile devam eder. Buradaki “ke” zamirleri, insan ile Allah arasında perdesiz ve doğrudan birer diyalog kurmanın ifadesidir.

Haccın simgesi tavaf ve telbiyelerdir; müminler, hac esnasında tekrar tekrar “... Lebbeyk! La şerike leke lebbeyk...” demektedirler. Aynı samimi ve perdesiz manevi diyalog burada daha derin ve kolektif bir şekilde hissediliyor.

Orucun en zirve anı iftar anıdır. Peygamber Efendimizin iftardan evvel yaptığı duanın ruhu ve hayatı hep “ke” zamiri ile inşa ediliyor:

"Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla."

Bu duadaki “sen” hitabı orucun, O’na yöneldiğimiz bir ibadet halinden ötesini, yani insanın kendisini Rabbi Rahim’inin huzurunda hazır bir vaziyette hissettiği bir kulluk halini simgelemektedir.

 “O” denmemiş, çünkü “o” gaibane ubudiyetin,”sen” ise hazırane ubudiyetin simgesidir.

(1) bk. Prof. Dr. Suat Yıldırım, Kur'an-ı Kerim Meali.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sure-i Fatiha | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 11946 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Cevabınız için teşekkür ederim .Bu izah dua ve surelerdeki tefekkürümüze farklı bir boyut kazandırdı .
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...