Block title
Block content

"Kader" ve "cüz’i irade" nedir ve nasıl tarif edilebilirler?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kader, bir iman rüknüdür ve şöyle tarif edilmiştir:

“Kader, Hak Teâlâ’nın, ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyin, her şeyini ve her hâlini, zamanını ve mekânını, sıfatlarını ve özelliklerini ezelî ilmiyle bilip, ona göre, takdir etmesidir.”

Kaza ise, kaderde planlanan bir şeyin yaratılması, varlık sahasına çıkarılmasıdır. Cenab-ı Hak, her şeyi bir kaderle yarattığını bildirir.

"Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık." (Kamer, 54/49)

"Her şeyin hazinesi Allah katındadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz." (Hicr, 15/21)

Bu cihetten bakıldığında, kadere "İlahi program" denilebilir.

Kâinatın altı devrede yaratılışından, insanın ana rahminde dokuz ayda teşekkülüne kadar her hâdise kaderi gösterir. Güneş sisteminden atom sistemlerine kadar her hikmetli tanzim, kaderi ilan eder. Elementlerin sayıları ve özellikleri, kaderden haber verir. Bitkilerin ve hayvanların cinslere, türlere ayrılmış olması, her türe farklı kabiliyetler takılması hep kader ile olmuştur.

Meleklerin, hayvanların ve cansızların sabit makamlı kılınması, insanların ve cinlerin ise imtihana tâbi tutulması kader ile plânlanmıştır.

Cennet ve cehennemin yaratılması, İlâhî ilim ile takdir edilmiştir. O menzillere hangi yollardan gidileceği de yine kader ile tespit edilmiştir.

Kur'an-ı Kerim, her şeyin vücuda gelmezden evvel ve vücuda geldiğinde ve vücuttan gittikten sonra yazıldığını bildirir. (bk. Yasin, 36/12; En'am, 6/59; Sebe, 34/21; Kaf, 50/4) Tohumlar, çekirdekler, meyveler ve insandaki hafıza, bu gerçeği ispat ederler.

İnsan, bir cihetle kaderin mahkumudur, bir başka cihetle ise, hür ve serbesttir. Yaratılması, erkek veya dişi olması, saçının rengi, boyu... gibi hususlarda her insan tamamen kaderin mahkumudur. Fakat fiilleri noktasında ise, hür ve serbesttir, dilediğini yapar, dilemediğini yapmaz. İşte, insanın sorumlu olduğu cihet burasıdır. Yoksa hiçbir insan boyundan, renginden hesaba çekilmeyecektir.

İnsan, yaratılışı icabı, kadere inanmakla mükelleftir. Çünkü ölçüden, tartıdan anlamaktadır. Yapmaya karar verdiği bir evin odalarını bilerek takdir etmekte, yarını hakkında planlar kurmakta, hedefler tespit etmektedir.

Cüz’i İrade: “Bir anda ancak bir şeye yönelebilen, iki şeye birlikte taallûk edemeyen irade. İnsan iradesi”

İnsan, bir anda ancak bir şey irade edebilir. İki kelimeyi birlikte söyleyemez, iki yöne aynı anda bakamaz, iki manayı birlikte düşünemez. Bu hale “teakubi” denilir. Yani, önce bir iş görülüyor, onu müteakiben bir başka iş görülmeye başlanıyor. İkisi bir anda ve birlikte icra edilemiyor. İnsan, kendi iradesine bırakılan işleri sırayla yaparken, bedenindeki yüz trilyon kadar hücrede sayısız faaliyetler birlikte görülüyorlar. Demek ki, insan bedeni, küllî bir irade ile tanzim ve idare edilmektedir.

İnsan, cüz’i iradesini yerinde kullanarak âhiret menzillerinden cenneti tercih edebiliyor. O saadet yurdunun yollarını Cenâb-ı Hak İlâhî iradesiyle çizmiş, (“İman edilecek” “ibadet yapılacak” “zekât verilecek” “haram yenmeyecek” “kumar oynanmayacak” “yalan söylenmeyecek” “istikametten sapılmayacak” gibi...) fakat insanı bu iradeye uymakta zorlamamış. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de “Dinde zorlama yoktur.” buyrulması, İlâhî iradenin bu noktadaki en açık ve net bir ifadesidir.

Cüz-İ İhtiyarî: İhtiyar etme, seçme manasına gelir. İnsan iki şeyden birisine meylederek, onu yapmayı ihtiyar eder ve diğerinden vazgeçer. Yani, cüz-i ihtiyarinin esası, meyillerdir. İnsanın fiilleri, meyillerinden doğar.

İhtiyar ve irade kelimeleri birbiri yerinde kullanılmakla birlikte aralarında az bir fark da vardır. İrade insan, ruhuna takılan sıfatlardan biridir. İnsan gözüyle gördüğü, kulağıyla işittiği gibi, bu irade sıfatıyla da bir şeyi seçer ve ihtiyar eder. Yani esas olan iradedir, bu irade ile “ihtiyar etme, seçme” olayı gerçekleşir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

elaziz
Madem dinde zorlama yokturda,neden hz.imam-ı azam namaz kılmayan hapis edilir,inadi halinde 100 kırbaç vurulur..ilaahir,demiştir.Şafii hz.'leri inadii halinde ölümünü dahi hükmetmiştir.Yoksa bu -dinde zorlama yoktur-deyimi,islam hükümeti altındaki gayr-i müslimleremidir?.Açıklayabilirmisiniz?Evvel-Ahir Selam.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
zorlama islam dini dışında olanları zorla islama sokmak için yoktur. Yoksa, islamı kabul edenler için vardır. sizin verdiğiniz örnek islam olmuş olanlar içindir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
teppegoz
Bu farkındalık oluşturan yazınız için teşekkür ediyorum. Cüzi irade ile cüzi ihtiyari arasındaki fark, neyin kader olduğu, kaderin içeriği ve kapsamı gibi konular kafamda karmakarışıktı, ancak, şu an berraklaşmış durumda. Tşk.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...