"Kâfir, Kur'anın semâvî ilânâtına karşı küfr-ü mutlakı bırakıp meşkûk bir küfre inmiş." cümlesinde geçen "meşkuk küfür" ve "mutlak küfür" arasındaki farkı örnekle izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Küfür, iki ana başlık altında ele alınmaktadır. Biri mutlak küfür, diğeri ise meşkuk küfürdür.

Mutlak küfürde olan adam, kesinlikle ebedi yokluğa inanır. Onun için hiç bir kurtuluş kapısı yoktur. Bu küfür çok dehşetlidir. Sahibinin iç dünyasındaki yangın, cehennemden daha şiddetli bir şekilde onu yakar. Bu küfre dayanılmaz, ya eğlence, uyuşturucu ve içkilerle kendini avutur ve onu unutmaya çalışır veya intihar eder.

İkincisi ise meşkuktur. Yani onun için kapılar tamamen kapanmamıştır. "Belki ahiret vardır." diye düşünür. Semavi kitapların, hususen Kur'an'ın mesajı onun için de bir ümit kapısı olur. İnanmasa da, "belki vardır" diye teselli bulur. Bu küfür bir derece daha hafiftir. Sahibi bir nevi kendini aldatır. İbadet dediğin zaman, ahiret yoktur der, bu külfetten kendince kaçar. Ahiret yoksa, nasıl yaşıyorsun dendiği zaman da, belki vardır diyerek başka bir aldatmacaya kaçar. Bu konu On Üçüncü Lem'a'nın Sekizinci İşaretinde izah edilmektedir. Geçtiği yerin linki aşağıda verilmiştir. Oradan ulaşabilirsiniz.

İlgili konuyu okumak için tıklayınız:

- Lem'alar, On Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...