"Kâfirin iki mânâsı vardır: Birisi ve en mütebadiri: Dinsiz ve münkir-i Sâni demektir. Şu mânâ ile ehl-i kitaba ıtlak etmeye hakkımız yoktur. İkincisi: Peygamberimizi ve İslâmiyeti münkir demektir. Şu mânâ ile onlara ıtlak etmek hakkımızdır." İzah?

Soru Detayı

Teslis inancındakiler kafirdir, demek doğru olur mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kâfir kelimesi, lügat olarak örten demektir. Bu ifadenin kapsamı gayet geniştir. Çünkü "Neyin üzerini örtüp inkar ediyorsun." diye muhataba bakıldığında onun durumu ortaya net çıkabilir. Herkesi toptan aynı şekilde değerlendirmek dinimize göre doğru değildir. Mesela;

Dinsiz ve münkir-i Sâni; ifadesi küfrü-ü mutlak olan ateizm demektir. Bu noktadan Ehl-i kitap olan Yahudi ve Hristiyanlara ateist ya da mutlak dinsiz denemez. Çünkü böyle bir ifade Kur’an’a ve Kur’an’ın kafirleri sınıflandırılma biçimine aykırı olur. Hatta bunun hukuki ve fıkhi sakıncaları da vardır.

Mesela, Yahudi ve Hristiyan birisinin kestiğini yemek helal iken, ateist birisinin kestiğini yemek haramdır. Yahudi ve Hristiyan bir kadınla evlenmek caiz iken, ateist bir bayan ile evlenmek haramdır. Yahudi ve Hristiyan birisinin İslam'da hakkı hayatı varken, ateist olmuş bir Müslümanın hakkı hayatı yoktur. Örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Yahudi ve Hristiyanlar dinsiz ve ateist olmasalar da onlar İslam ve Kur’an’ı inkar ettikleri için, kafirdirler ve ebedi cehennemde kalacaklar. Bu mesele katidir, tevil ve tabiri mümkün değildir. Üstad Hazretleri bu sınıflandırmayı yapmakla Ehl-i kitabı kurtarmıyor ki, o ayetin manasına aykırı hareket etmiş olsun.

Üstad Hazretleri burada Ehl-i kitaba dinsiz ve ateist demenin mahzurlu ve yanlış olduğunu ve onları rencide edeceğini ifade ediyor ki, bu insani ilişkiler açısından mükemmel bir yaklaşım ve tespittir.

Nitekim Kur’an, kafirlerin hepsini bir kefeye koyup hepsine aynı şamarı atmamış, onları sınıflandırmıştır. Kur’an ayetlerine bir bütün halinde bakamayan bazıları bu inceliği ve gerçeği göremiyorlar.

Hristiyanlar potansiyel olarak İslam’a girmeye müsait en mülayim ve en halim bir topluluktur. Bu yüzden onları mutlak anlamda dinsizlik ile itham edip rencide etmemek gerekir. Onlar da imanın altı rüknüne inanıyorlar, ama onların imanına şirk unsurları girdiği için, İslam açısından onların imanları makbul ve sahih olmuyor.

Bu husus ayette şu şekilde belirtilir:

"Sen, iman edenlere, düşmanlık besleme bakımından onların en şiddetlilerinin Yahudiler ile müşrikler olduğunu görürsün. Müminlere sevgi bakımından en çok yakınlık duyanların ise 'Biz Nasârayız (Hristiyanız).' diyenler olduğunu görürsün. Bunun sebebi, onlar arasında bilgin keşişlerin ve dünyayı terk etmiş rahiplerin bulunması ve onların kibirlenmemeleridir.” (Maide, 5/82)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...