"Kâinata tecellî eden kayyûmiyetin cilvesi, vâhidiyet ve celâl noktasında olduğu gibi, kâinatın merkezi ve medarı ve zîşuur meyvesi olan insanda dahi, kayyûmiyetin cilvesi, ehadiyet ve cemal noktasında tezahürü var." İzah eder misiniz?

Soru Detayı

Kayyumiyet cilvesi insanda nasıl tezahür ediyor? Vahidiyet ve celal ile ehadiyet ve cemalin kullanılmasındaki hikmeti izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın isim ve sıfatlarının iki tarzda ve iki tecelli mahalli vardır.

Birisi: Kâinatın umumu üzerinde büyük ve azametli tecelliyatıdır.

Diğeri ise: Kâinatın her bir cüz’ündeki tecelliyatıdır.

Kâinatın umumunda tecelli eden isim ve sıfatlar, çok azametli ve muhit olmasından, okunması ve ihata edilmesi herkese müyesser olmuyor. Onun için Allah, kâinatın umumundaki azametli ve muhit olan tecellileri herkesin rahat ve kolaylıkla okuyabilmesi için aynı tecellileri küçük mikyasta her bir cüzde ve cüz’ide de gösteriyor. İşte, kâinatın umumunda azamet ve kibriya ile tecelli eden isim ve sıfatlarına vahidiyet; onun küçük bir modeli hükmünde olan cüz’ündeki tecelliyatına da ehadiyet denir.

Vahidiyet; külli ve umumi tecelliyattır.

Ehadiyet ise, cüzi ve hususi bir tecelliyattır.

Bütün nebatat veya umum çiçekler, vahidiyeti gösterir; tek bir çiçek ise, ehadiyeti gösterir.

Vahidiyetin hüküm sürdüğü kesret ve kâinat arkasında Allah’ın Zat-ı Akdesini mülahaza etmek, yani fikir ile görmek çok zordur. Bu yüzden, akılları kesrette boğdurmamak için ehadiyet ile cüzde tecelliye ihtiyaç vardır. Besmelenin içindeki isimler sırası ile vahidiyetten ehadiyete bir intikal ve bir geliştir.

Bu hakikate, şöyle bir temsil ile bakabiliriz.

Mesela; büyük bir denizin üstüne, denizi ihata edecek kadar büyük harflerle kelime-i tevhid yazılsa, bu yazıyı okuyabilmek için, denizi ihata edecek bir mevkie çıkmak lazımdır. Ama buna herkes tam güç yetiremeyeceği için, o yazıyı yazan zat, aynı manayı denizin damlalarında da yazıyor. Böylece her nazar sahibi; o denizin umumu üstündeki yazıyı damlalar vasıtası ile okuyor. Sonra o denizin üstündeki haşmetli yazıya intikal ediyor.

İşte, deniz kâinat; o yazı ise; Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Damla ve üstündeki aynı yazı ise; kâinatın umumundaki o tecellilerin her bir cüzündeki tecellisidir. Deniz; vahidiyeti, damla ise ehadiyeti temsil ediyor.

Vahidiyet; azamet ve kibriyayı temsil eder; ehadiyet ise, cemal ve şefkati temsil eder.

Bir sıfatın bütün kâinatta tecelli etmesine vahidiyet, yani celal ve azametli tecellisi denir. Kâinatın küçük bir modeli olan insanda tecelli etmesine de ehadiyet, yani cemal ve rahmet tecellisi denir.

Celal sıfatında azamet ve kibriya hükmederken, cemal sıfatında ise ikram ve şefkat hükmediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

allame 87
yeryüzünde bir ehl-i iman bile kalsa Cenab-ı Hakk cc kıyameti koparmayacaktır.Ehl-i iman yeryüzünde kalmayınca Cenab-ı HAKK cc kıyameti kafirler üzerine koparacaktır.Öylese bir bakıma kahinatın bir kayyumu da imandır.Ehl-i iman bu bakımdan kayyum ismi şerifine parlak bir ayna olmaktadır. selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...