Block title
Block content

"Kâinatın bütün hakiki ve âlî hakikatlerinin beliğ tercümanı ve Hâlık-ı Kâinatın bütün kemâlâtının muciz lisanı ve bütün maksatlarının hârika mecmuası olan Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan..." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem hiç mümkün müdür ki, kâinatın bütün hakiki ve âlî hakikatlerinin beliğ tercümanı ve Hâlık-ı Kâinatın bütün kemâlâtının muciz lisanı ve bütün maksatlarının hârika mecmuası olan Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan, o Halıkın kelâmı olmasın? Hâşâ, âyâtının esrarı adedince hâşâ!"(1) 

"Kâinatın bütün hakiki ve âlî hakikatlerinin beliğ tercümanı": Kainat, Allah’ın kudret sıfatı ile yazmış olduğu kevni bir kitap iken, Kur’an ise, Allah’ın kelam sıfatından gelen sözlü bir kitabıdır.

Kainat içinde tecelli eden bütün hadise ve olaylar, İlahi isimlerin bir cilvesi bir nakşı bir eser ve icraatlarıdırlar. Mesela yeryüzündeki bütün canlılarda görülen şifalar Şafi ismine dayanırken, bütün canlıların muntazaman beslenmeleri ve rızıklanmaları Rezzak ismine dayanır. 

Rızık ve şifa kainatın iki muazzam ve iki ali hakikatidir. Kur’an’ın bu iki hakikati bu iki isme bağlaması ve dayandırması da, bu iki hakikatin hem kaynağını hem de kökenini tercüme ve tefsir etmesi oluyor. Evet kainattaki bütün işler ve eserler bir isme dayanır ve hakikatini o isimden alır. Ama bu ilişki ağını insanlara Kur’an kadar berrak ve anlaşılır bir şekilde ifade ve izah eden başka bir tercüman da bulunmuyor.

"Hâlık-ı Kâinatın bütün kemâlâtının muciz lisanı ve bütün maksatlarının hârika mecmuası olan Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan": Allah’a ait ne kadar mükemmel ve güzel sıfat ve kabiliyet varsa, bunları mucizevi bir üslup ve beyan ile insanlığa ders veren yegane hoca yegane dil yegane kaynak Kur’an’dır. Evet, insanlık Allah’ı bütün isim ve sıfatları ile üstelik doğru ve sadık bir şekilde Kur’an'dan öğrenmiştir. Allah’ın razı olduğu şeyleri kainatı yaratmasında ki İlahi amaçları biz hep Kur’an’dan öğreniyoruz.

Yoksa iş insanın yarım yamalak mücerret aklına kalsa idi, biz değil Allah’ın kemalatını ve isimlerini varlığını dahi anlamaktan aciz kalacaktık ve kalmışız. Aristo gibi deha derecesinde bir filozofun akıl vesilesi ile Allah’ın varlığını ancak ilk sebep olarak bulabilmesi meselemizi gayet güzel bir şekilde ispat ediyor.

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Uzunca Bir Haşiye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...