Block title
Block content

Kainatta Allah'ın isimlerinin veya isminin tezahür etmediği olaylar ve anlar var mıdır? Zalim bir adamın zulmünü yaparken (cinayet işlemek, malı gasp etmek, yalan söylemek) Allah´ın isimleri tezahür eder mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın ilim, irade, kudret, sem, basar, kelam gibi sabit sıfatları tecelli olarak dolaylı dolaysız her şeyi kuşatmıştır. Mesela ayetlerde "yıldızlara, arıya vahyettik" ifadesi, kelam sıfatının mevcudatta nasıl tecelli ettiğine bir işarettir.

Ayrıca bütün isimlerin arka cephesinde iş gören bu yedi sabit sıfattır. Bu fiili sıfatların miktarı ve sınırı yoktur. Bu fiili sıfatların çokluğu Allah’ın kudret sıfatının muhtelif mevcudattaki muhtelif tecelliyatından ibarettir.

Mesela; Allah’ın kudret sıfatı bir çekirdeğin açılmasında tecelli ederken Fettâh  nâmını alıyor, bir canlının ölümünde Memât ismini alıyor, bir hayat bahşederken Muhyî ismini alıyor, canlılara rızık verirken Rezzâk nâmını alıyor ve hâkeza.. Hadislerdeki doksan dokuz ve Cevşen'de bin bir isimler bunlara en güzel ve somut örneklerdir.

Üstad  Hazretlerinin şu ibareleri açık bir şekilde esma-i hüsnanın nihayetsiz olduğunu ve menşeinin ne olduğuna işaret ediyor.

"Sual: Bu fiili isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor?"

"Cevap: Kudret-i ezeliyenin, kainattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallukundan husule gelir."(1) 

Kainatta mana ve hükümleri görülen bütün isimlerin arkasında gerçek aktör bu yedi sabit sıfattır. Bu sebeple yedi sıfatın tecellileri denilince, bütün mahlukatı esas alabiliriz. Bu cihetten bakılırsa Allah’ın sıfatlarının tecelli etmediği bir alan ve saha yok demektir.

Bu fiili isimler, kâinat ve mahlûkatın yaratılması ile açığa ve meydana çıktıkları için, Ehl-i sünnet’e göre hâdistirler. Ama bu isimlerin arka cephesinde asıl iş görüp icra eden kudret sıfatı, ezelî ve ebedîdir.

Öyle ise kudretsiz bir fiil ve icraat olmayacağına göre, zalimin zulmünü yaratma noktasından icat eden yine İlahi kudrettir. Yani isimlerin aslı ve membaı olan kudretin nüfuz etmediği bir yer ve saha olmaz ve olamaz. "Şerri yaratmak şer değil şerri kesp etmek şer" olduğu için, zalim birisinin zulmünü yaratmak, zulüm ve çirkinlik sayılmaz. Zalimin zulmünü yaratmaya ille de bir fiili isim takmak gerekirse Halık ismini takabiliriz.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Fatiha Sûresi,

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sure-i Fatiha | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4504 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...