Block title
Block content

"Kalb ile vicdan, mahall-i iman. Hads ile ilham, delil-i iman. Bir hiss-i sâdis, tarik-i iman. Fikir ile dimağ, bekçi-i iman." ifadelerini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kalp, insan mahiyetinin merkezinde yerleşmiş, karar verme veya vermeme vazifesini gören, akıl ve vicdan gibi kanallar ile beslenen bir latifedir. Akıl, dış alemden gelen verileri kalbe gönderir.

Vicdan; insanın fıtratına doğuştan derç edilmiş, hakikatlerin hissedilmesine ve anlaşılmasına  yarayan bir miyar, bir mizandır. Vicdan; bir nevi insanın iç aleminin mizanlarını kalbe gönderen bir iç kanaldır.

Bu iki kanaldan gelen veriler ve malumatlar, kalp denilen latifede depolanır ve kalp bu verilere göre gelişir ve şekillenir. Kalp hayatta yolunu bu veriler ışığında seçer ve ona göre yaşar. Bu yüzden kalp, insan mahiyetinin en önemli merkezi, en yön verici karar mekanizmasıdır. İman kalpte oluşur, yani mahal-i iman kalptir.

Hads, uzun düşünce ve delile ihtiyaç kalmadan kalpte hasıl olan ilim ve sezgi demektir ve imana bir delil teşkil eder.  Sür'at-i intikal.

Evet, akıl Allah’ı göremese ve nazarını ihmal etse de vicdan Sanatkârı asla unutamaz. İnsan  kendi nefsini inkâr etse de vicdan Onun eserlerini görür, Onu düşünür, Ona müteveccihtir.

Hads  şimşek gibi sür'at-i intikaldir, daima onu tahrik eder. Hadsin muzâafı olan ilham, onu daima tenvir eder. Görüldüğü üzere hads ve ilham imana iki kuvvetli enfüsi delildir.

İnsanın fikir ve aklı ise, bu delillerin sağlamasını yapan bir bekçi bir denetçi gibidir. Vicdandan gelen hads ve ilhamın delillerini, akıl, mantık önermeleri ile sağlama alır ve insanın her cihetten tatminini temin eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...