Block title
Block content

"Kalb ve ruhlarını kebair ile yaralıyorlar; belki o kalblerden bir kısmını öldürüyorlar." ifadesinin izahı, bir de kalplerin ölmesi, hayır istidatlarının bir daha tamir edilemeyecek derecede ifsad olması ve hayra kabiliyetinin artık kalmaması mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah, insanın kalbini cami ve çok keskin bir mahiyette yaratmıştır. İnsanın kalbi Allah’ın isim ve sıfatlarını idrak edip tartacak genişlikte ve inceliktedir. İnsanın gönül dünyasını ifade eden kalp, çekirdekten ağaca kadar mertebelere sahiptir.

Çekirdek makamındaki bir kalp artık en alt sınırdadır; bunun ölmesi küfür ve dalaleti ifade eder. Yani imansızlık o kalbin bir nevi ölümüdür. Nasıl maddi kalp durunca, beden de ölür. Aynı şekilde küfür ve dalaletle manevi kalp durunca, manevi beden de onunla  beraber ölür.

Bir de kalbinde iman bulunduğu halde, bazı büyük günahların işlenmesi ile kalbin camiyetinin ve inceliklerinin ölmesi vardır. Yani çekirdek mesabesinde olan bir kalpte, ağacın haşmet ve güzelliğini göremeyiz, tatlı meyvelerini yiyemeyiz. İşte günahlar kalbin bu ince ve güzel hasletlerini öldürüp güdükleştirebilir, cami ve keskin kabiliyetlerini köreltebilir. Bir nevi kalbin dal ve budaklarını budamak gibidir.

Buradaki "büyük günahlarla kalbin ölmesini", kalbin incelik ve kabiliyetlerini zedeler ve köreltir anlamında anlamak daha isabetli olur. Ya da zamanla tamamen ölüme götürür diye de anlayabiliriz. Zira, "Her günah içinde küfre giden bir yol vardır." tövbe ve istiğfar edilmez ise, günahlar kalbi tamamen öldürebilir.

Kalbin veya kalbe ait latifelerin tekrar ihya edilmesi, çok kuvvetli ve tesirli bir iman dersi  ile mümkündür ki, bu zamanda Risale-i Nurlar inşallah bu vazifeyi yapabilir ve yapıyorlar. Bütün bütün de ümitsiz olmamak gerekiyor. Kalbin tam manası ile ölmesi küfür üzerine ölmektir, demek daha isabetli olur. 

Detaylı bilgi için Lem'alar kitabının İkinci Lem’asını okumanızı tavsiye ederiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...