Block title
Block content

Kalbin fazla meşguliyetten dolayı yorulmasını ve eğlenmeye ihtiyaç duymasını nasıl anlamalıyız? Ve bu ihtiyaç nasıl giderilebilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bunun en yakın misâli aklın yorulmasıdır. İnsan bir konuda yoğunlaştığında bütün hissiyatıyla onda âdeta kaybolur. Ama bu hâl çok uzun sürmez. Her kişi için aynı olmamakla birlikte, genel kural insanın bir konuda en fazla elli dakika yoğunlaşabileceği, ondan sonra aklın yorgunluk duyacağı yönündedir.

Bu halde biz çalışmalarımıza biraz ara verip aklı dinlendirmez de çalışmamızı sürdürürsek, bir süre sonra akıl bizim konumuzu âdeta terk ederek başka şeylerle meşgul olur, hayal de kendisine bu konuda yardımcı olur.

Demek ki sürekli okuyan bir insanın gözlerinin yorulması, çok yürüyen kişinin ayaklarının yorulması gibi, ulvî şeylerle fazla meşguliyet de bazı kalpleri yorabiliyor. Ve kalb kendini bir derece dinlendirmek için başka şeylere teveccüh ediyor. Yorulan kalbin, bazen kötü hayallere kaymasını, kalbin bozulması değil, yorulması olarak yorumlamamız gerekiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Gökyüzü
Yorulan kalbin menfi seylere meylettigi an , artik anlamaliyiz ki kalb yoruldu ve dinlendikten sonra ilme devam etmeli. Bu aciklama gercekten cok faydali, cünkü insan aksi takdirde kalbinin bozuldugunu düsünür.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ehl_i_hakk

Her şey sistemi bilmekle alakalı. Sistemi ise Risale-i Nur anlatıyor. Yoksa insan kendi kafasına göre hüküm verse vehme mübtela kalıyor. Kalp dinlenirken, benim kalbime birşey oldu deyip, günahlara dalmakta serbestlik yaşıyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...