Block title
Block content

"Kalp çürümesi" nedir, Risaleler zaviyesinden bakar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kalbin çürüyüp kokuşması, İlahi aşk yerine mecazi aşkla hemhal olması anlamındadır. Yani Allah’ı sevmek için dizayn edilmiş olan kalbimizi, başka şeyleri sevmekte kullanırsak, o kalbi çürütmüşüz demektir. 

Evet, insanın fıtratına konulmuş olan duyguları kökünden söküp atması imkansızdır. Bu sebeple duyguları kökünden söküp atmak yerine, yönünü ve yüzünü çevirmek esas olmalıdır. Mesela düşmanlık hissi insanın fıtri bir duygusudur. Bu hissin fıtrattan sökülüp atılması kabil değildir. Öyle ise bu duygunun yönünü ve yüzünü mümin kardeşlerimize değil, nefis ve küfür gibi başka taraflara çevirmek gerekir.

Aşk ve muhabbet de aynı şekilde insanın en köklü ve en esaslı bir duygusudur. Bunun da diğerleri gibi tamamen fıtrattan sökülüp atılması kabil değildir. Ama bu duyguyu ilahi veya mecazi aşka çevirmek insanın iradesine bakar. İnsan kalbini ilahi aşka yönlendirme fırsatı ve imkanı varken, bunu mecazi aşkların dalgasına terk ediyor ise, bu mesuliyeti gerektiren bir durumdur. Muhabbet etme kabiliyetini Allah kendi Zatı ve isimlerini sevmemiz için bize takmıştır. İnsan suistimal ile bu kabiliyeti mecazi aşklara çeviriyor, öyle ise mesuldür.

 Allah insana kendi cemal ve kemalini sevecek ve fani güzelliklerle tatmin olmayacak genişlikte ve keskinlikte bir kalp vermiştir. İnsanın bu geniş kalbi ancak ebedi ve solmayan bir güzellik ile tatmin olabilir.

Oysa kainatın ve içindeki bütün güzelliklerin üzerinde fena ve fanilik damgası vardır. Sevdiğimiz o güzellik, ya eskir ya pörsür ya da bize karşılık vermez, verse de bizim meftun olduğumuz o  güzellik çabuk söner. Demek bize verilen bu kalp o fena ve fani güzellikler için değil, ebedi ve solmayan bir güzelliği sevmek için tahsis edilmiştir.

 Biz suistimal edip Allah’a tahsis edilmiş kalbimizi fani mahlukata tevcih edersek, bunun tokadını hem burada hem ahirette yeriz. Kalbimizdeki bu hastalığı tedavi etmenin yolu ise iman ve tefekkür üzerinde yoğunlaşıp, o güzellikler üzerinde fanilik damgalarını okuyarak, sevgi ve aşkımızı gerçek sahibine tevdi etmektir.

"Kalpler ancak Allah'ın zikriyle tatmin olur." (Rad, 13/ 28)

ayetinde de ihtar ve ikaz edildiği gibi, insan kalbini tatmin edip doyuracak tek maşuk, tek mahbub Allah’tır. Bu sebeple kalbimize giren bu kir ve pasları temizleyip, Allah aşkına yanmamız gerekir. Yoksa insanın fani aşklar  içinde boğulup imtihanı kaybetme riski çok fazla olur. Hazreti İbrahim (as) gibi  “La uhubbül afilin” (Fani şeyleri sevemeye değmez) deyip, mecazi aşklardan kalbimizi ve gönlümüzü arındırıp kurtarmalıyız.

Özet olarak, mevcudatı Allah hesabına ve onun sanat ve eserleri olduğu için sevmeliyiz ve Allah’a olan muhabbetimize bir vesile ve araç yapmalıyız. Yoksa mecazi olarak seversek kalbimizi çürütüp kokuşturmuş oluruz ki, bunun cezası da ateştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...