"Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı." deniyor. Bu ulu orta bir raks mıydı, yoksa başka türlü müydü ki, gelecek hayatlarını bu kadar etkilemiştir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada mesele kızların nasıl ve ne şekilde raks ettiği değil, iman ve Kur’an’dan gafil olarak, sefahat üzerine yaşanan bir hayata işaret var. Yani insan, gençliğini helal dairede muhafaza etmeyip, sefahat ve haramlarda sarf ederse, ebedi yolculuğunun ilk merhalesi olan kabirden başlayıp, nihayeti cehennem olan bir azaba düşme riski ile karşı karşıyadır.

Dünya, vur patlasın çal oynasın yeri değil. İnsana takılan kabiliyet ve istidatların iman ve ibadet ile tekamül ettirileceği bir imtihan yeridir. Ama maalesef çağımızdaki maddeci felsefenin her şeyi madde ile izah edip, insanın tek gayesinin dünya ve zevkleri şeklinde tasvir etmesi, insanlığı, özellikle de gençliği sefahate ve haramlara yuvarlıyor. Üstad Hazretleri bu külli riski ve hakikati ifade etmek için o basit örneği kullanıyor.

Bizim asıl anlamamız gereken husus; bu küçük örneğin arkasındaki külli risk ve tehlike olmalıdır. Örneğin, keyfiyet ve şekline takılmamalıyız. Zaten bu gibi şeylerin tasviri doğru değildir; Üstad Hazretleri tasvir etmediğine göre biz de örnek ile yetinmeliyiz.

İlgili kısmı okumak için tıklayınız:

Şualar, On Birinci Şua (Meyve Risalesi) Üçüncü Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...