Block title
Block content

"Kasten ve bizzat kimse küfrü kabul etmez. Yalnız şirk hevâ-i nefislerine yapışır. Onlar da içine düşer; mülevves, pis olurlar. Ondan çıkması müşkülleşir. İman ise, kasten ve bizzat takip ve kabul edilmekle kalbin içine bırakılır." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Küfür ve inkar, insan zihnin üstünde düşünüp, bizzat bütün yönlerini inceleyerek ve kabul ederek kabul ettiği bir olgu değildir. Yani kafirin fikir ve aklı küfür üstünde hareket etmiyor. Bir cihetle müşteri nazarı ile bakmıyor, incelemiyor. Küfür,  kafir için sadece kendini aldatmak ve kandırmak sadedinde ürettiği bahane ve sebeplerdir. Küfür ve inkar ya bir inattan ya bir ön yargıdan ya bir cehaletten, ya bir dikkatsizlik yüzünden, ya taassuptan, ya bir ihatasızlık ve geniş bakamamaktan gelen zorunlu bir kabulleniştir.

Nasıl ayyaş bir adam içkinin yanlış ve kötü olduğunu bildiği halde ondan kurtulamaz, zira o illete alışmış ve içine düşmüş. Aynı şekilde kafir küfrün yanlış ve batıl odluğunu bildiği halde o halin içindeki bir takım lezzetler ve terk edemediği alışkanlıklar yüzünden küfrü terk etmek istemiyor.

Mesela Mekke müşriklerinin bir çoğu put tüccarı ve gelirinin büyük bir kısmı oradan geliyor. Bir çoğunun şirki tevhide tercih etmesinde bu put ticaretinin içindeki menhus lezzet etkilidir. Daha bunun gibi bir çok kafir, küfrünü aklı ve muhakemesi ile değil, bazı hissi ve yan nedenlerden dolayı terk edemiyor.

İman ise akıl ve fikrin hareketinden ve düşünmesinden hasıl olan bir haldir. Yani Mümin imanı kabul ederken her cihetini ölçüp biçip öyle kabul ediyor. Onun gerekçelerini makul ve kabul edilebilir olduğunu gördüğü için imana geliyor. Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden sayısız delilleri görüyor ve okuyor, ondan sonra iman ediyor. İman getirmek, fikrin hareket etmesi ve muhakemenin tahkiki ile olan bir şeydir.

İnsan Allah’ı düşünmeden ve ona işaret eden delilleri görmeden iman edemez. Şöyle bir fark olabilir, avam insan Allah’ın varlığına işaret eden delillerin hepsini belki göremez, ama kendince basit ve herkes tarafından anlaşılabilecek delilleri görebilir ve fikrini ve imanını bu delile yaslayabilir. Bu herkese müyesser olabilecek bir halettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Katrenin Zeyli | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3000 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

şarkavi
allah ebeden razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mahmud03nur
peki o zaman avam insanlar da kasten iman etmemiş oluyor, yani ikinci izahınızda bir muhalefetle karşılaşılabilinir. Acaba bu tahkik mesleğinin, takip edilmesi durumunda neticesine göre mümkün olması vecihle mi düşünmeliyiz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İnsan Allah’ı düşünmeden ve ona işaret eden delilleri görmeden iman edemez. Şöyle bir fark olabilir, avam insan Allah’ın varlığına işaret eden delillerin hepsini belki göremez, ama kendince basit ve herkes tarafından anlaşılabilecek delilleri görebilir ve fikrini ve imanını bu delile yaslayabilir. Bu herkese müyesser olabilecek bir halettir.
Cevabın son paragrafında basit de olsa avamında bir tahkik yaptığı ifade ediliyor dolayısı ile avamı imanı makbuldür. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...