karanlıklı vahşet ve elemlerle dolu olduğunu, fakat iman nuru bütün o zulmetleri, vahşetleri, elemleri birer teselliye, nura çevirdiğini beyan eder. Bu farisi münacatın şerh ve izahı, yedinci ricadadır. Üstadımız hiç farisi tahsil etmediği hâlde, o kadar mükemmel farisî bir lisan ile bu münacat te'lif edilmiştir ki; o zamanki Afgan sefiri, bu eseri takdir hisleri içersinde Afganistana göndermiştir.

18 – TÜRKÇE HİTABE :(Ve Devamı)

Bu pek mühim hitabe, Üstadımızın hutuvat-ı sitteyi neşretmesi münasebetiyle, taltif için Ankaraya çağrıldığında, Ankaradaki İslâm ordusunun Yunana galebesinden neş'e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde gayet müthiş bir zendeka fikri girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasane çalıştığını gördüğü hengâmda te'lif ettiği iki eserden birisidir.

Habab Risalesinin hey'et-i mecmuasının hülasası yapılması icab ederse; bu Risalenin başında bulunan salat ü selâm çok ehemmiyetlidir. Evet bu Mesnevî-i Nuriye Kitabının fevkalâde ve hiçbir eserde rastlanmayan bir hususiyeti de; bir parmağın hareketiyle birkaç makineyi birden çalıştırmak gibi gayet belagatlı bir beyan tarzına sahib oluşudur. Sabıkan zikredildiği gibi; bu muazzam mecmuada, hem zikir, hem îman, hem tefekkür, hem ilmi bir arada bulmak daima mümkündür. Meselâ salat ü selâmı yalnız bir zikir olarak dercetmiyor. Aynı zamanda onda bir iman inkişafı, aynı zamanda bir ilim; ve yine aynı zamanda mü'min-i musallîyi evham ve şübehattan kurtaran hakikatlari serdererek lâakal üç mâna mertebesini beyan ediyor.

Bu harika Risalenin mühim bir i'leminde mü'minin medeniyeti ile, küffarın medeniyetini sîret ve suret, zahir ve batın farklarını gayet beliğ bir tarzda beyan ediyor. Ve neticede bu farkı körlere de göstermek için diyor ki: (Eğer istersen, hayâlinle Nurşin Karyesindeki seydânın meclisine git!. Bak orada fukara kıyafetinde melekler ve insan elbisesinde melâikelerin olduğunu, onun kudsi sohbetini dinledikten sonra görürsün. Sonra Parise de git ve onların büyüklerinin localarına gir. Göreceksin ki, akrebler insan libasını giymişler, ifritler de adam suretindedirler. İlh.) diyerek daha başka cihetlerinin farklarını lemeat ve sünuhata havale eder.

« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Yükleniyor...