"...kelimede şifalı, saadetli bir müjde vardır." Buradaki müjde, şifa, lezzet-i maneviye nedir, tüm kelimelerde "iman-ı billah", "marifetullah" ve "muhabetullah" manaları var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yirminci Mektup’ta ifâde edilen her bir kelimenin ihtivâ ettiği her bir mâna; insan ruhunun mâhiyetinde olan acz, fakr ve zaafı ile birlikte, nihâyetsiz düşmanlarının varlığı, eli yetişmediği ihtiyaç dâiresinin genişliği ve talip olup ama güç yetiremediği sâadet-i ebediye gibi büyük ve derin yaralarını tedavi eden birer ilaç, yeni duyduğu birer müjde, duymaktan hadsiz zevk aldığı birer lezzet olarak tarif edilmektedir.

Âdeta, aşere-i mübeşereye verilen müjde gibi, sâadet-i ebediyenin varlığıyla müjdelenmek, Hazreti Eyyûp (as) gibi bizim de acz, fakr ve zaaf yaralarımızı tedavi etmek ile şifâ bulmak ve mânen cennete gitmiş gibi de zevk almak hislerini vermektedir. O yüzden her bir kelime ya bir şifâ, ya bir müjde, ya da bir mânevi zevk veren bir tablodur.

Her bir kelime; Allah'ın bir ismine dayandığı ve onun izâhı olmak hasebiyle, mârifetullah ve onu tanımaktan gelen huzur ve sevgiyi ifâde eden muhabbetullâhtır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...