Block title
Block content

“Keşfiyat-ı fenniye ve fünun-u hâzıra eski insanlara meçhul ve gayr-ı me’lûf olduğundan, onları onlara ders vermek hatâdır.” diyorsun. Bilhassa âhirete ait ahvâl gibi müstakbeldeki nazariyat da böyle değil midir? Açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Müstakbeldeki nazariyat, bilhassa âhirete ait ahvâle hiçbir cihetle hiss-i zahirî taallûk etmemiştir ki, o hissin hilâfını söylemek şaşırtma olsun. Binaenaleyh, o gibi şeyler, daire-i imkândadırlar. Öyleyse, onlara itikad ve onlarla itminan peyda etmek mümkündür. Öyleyse, o gibi şeylerin hakk-ı sarihi, onları tasrih etmektir. Lâkin keşfiyat-ı fenniye, eski insanlara göre, imkân ve ihtimâl dairesinden çıkıp, muhal ve imtina derecesine girmişlerdir. Çünkü gözleriyle gördükleri şeyler, onlarca bedahet derecesine girmekle, onun hilâfı onlarca muhaldir. Öyleyse, onların hissiyatına hürmeten, o gibi meselelerde belâgatın iktizası, ipham ve ıtlaktır ki, onlara bir şaşırtma olmasın."(1)

İnsan hiç görmediği ve bilmediği bir şeye iman edebilir. Lakin gördüğü ve bildiği bir şeyin farklı bir mülahaza ile anlatılmasına tahammül edemez.

İnsanın dünyaya ve  dünya içindeki kanunlara bir ünsiyet ve ülfeti vardır. Bu yüzden o alıştığı ve ünsiyet ettiği şeylerin aksini düşünemez. Mesela bin yıl önceki bir adama üç aylık mesafedeki bir adamla konuşmak ve görüşmek mümkündür desek, o adam buna inanmaz, inkar ederdi. Zira kendi dönemindeki şartlar ve kanunlar buna müsaade etmediği için onu anlamakta zorlanır. Ama günümüzde bu işlemi telefonla yapmak gayet basit ve mümkündür. Telefon eski adamın ünsiyet ve ülfeti açısından imkansız gibidir. Bu yüzden Kur’an telefondan zahiri ve sarih olarak bahsetmiyor, ta ki eski dönem insanlarını korkutmasın, ürkütmesin.

Ama aynı adama cennette şöyle uçacaksın, bir anda yüzlerce işi yapacaksın desek, bunu kabul eder. Zira cennet ülfet ve ünsiyet etmediği bir alemdir. Bu alemde olacak şeyler imkan dahilinde der iman edebilir. Zira cennetin şartları ile dünyanın şartları çok farklıdır. Cennet hiç ülfet ve ünsiyet edilmemiş bir alem olduğu için o alemlerden etraflıca bahsedilmesi kişiye tarifi imkansız bir huzur ve saadet verir. Hatta ne kadar tafsilat verse o kadar leziz olur.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi 23 ve 24. Ayetlerin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 23-24. âyetin tefsiri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2120 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...