Block title
Block content

"Kimin nazarı oraya çıkmazsa, taklide mecburdur. Kimin fikri oraya girse, haşir ve kıyameti, gece gündüz, kış ve bahar derecesinde kolay görür, itminan-ı kalble kabul eder." Açıklayabilir misiniz, "nazarın çıkması" ve "fikrin girmesi" ne demektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada, nazarın çıkması fikrin girmesinden maksat; imanın taklitten tahkike çevrilmesidir. Tahkiki iman, iman ettiği şeyi kati ve mukni deliller ile, aklına ve kalbine yerleştirmesi demektir. İnsan öldükten sonra, dirilmenin nasıl olacağını anlamakta zorlanıyor, zorlanınca da, ya inkar edecek, yada imanı kavi ise takliden imana girecektir. İşte insan nazarını ve fikrini kati ve mukni deliller ile tahkiki bir surete çevirmek ile mükelleftir. İnsan kendi başına nazarını tahkike çıkaramayacağı için, vahyin ve Kur'an’ın asansörüne binmesi gerekir.

Bu zamanda Kur'an ve vahiy asansörüne binmenin en kuvvetli yollarından birisi de; Risale-i Nur'un hakikatleridir.

Halbuki tahkiki imanda, aklın zorlandığı hususlarda, misal dürbünü ile yada somut olarak göz önünde cereyan eden fiillerin ihtarı ile, aklın zorlanması gider mutmain hale dönüşür. Mesela der; geçmiş kışta ölmüş olan şu nebatat ve hayvanat nasıl şu baharda tekrar diriltilip, hiçten ve yoktan ihya ve inşa ediliyor ise; senin de ölmüş ve dağılmış bedenin aynı şekilde, hatta daha kolay bir şekilde tekrar ihya ve inşa edilebilir. Her senede haşrin milyarlarca benzerlerini yapan bir zat hakkında, insanların cesetlerini ikinci defa diriltebilir mi diye endişeye ve şüpheye düşmek akıl karı değildir.

Taklitte ise; bir ön kabul vardır. Yani kati ve mukni bir şekilde, aklını ve kalbini ikna edemiyor ama; ön yargı ve kabul ile bu tatminsizliğini bastırıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...